KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/7541 E., 2012/9796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat .....tarafından, davalı ... vd. aleyhine 06/11/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/12/2006 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/06/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ......geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre, başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi; işletendir. Aynı kanunun 85. maddesi hükmüne göre ise bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. O halde trafikte adına bir araç kayıtlı olan kişi mutlaka onun işleteni sayılamaz.
Davaya konu olayda, zararlandırıcı eyleme yol açan araç davalılardan ... adına kayıtlı bulunmamaktadır. Davacılar, adı geçen davalının aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğunu ileri sürmüşlerdir.
Mahkemece, davalılardan ...'nın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, kazaya karışan aracın trafikte dava dışı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına kayıtlı bulunduğu; ancak, davalı ...'na tahsis edildiği; araç üzerinde, davalı belediyenin adının yazılı olduğu ve belediyenin çöp toplama işinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalı belediyenin işleten sıfatını taşıdığı ve sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7541, K. 2012/9796, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama