KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2011/9438 E., 2012/9486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Geçer vekili Avukat...tarafından, davalı ... vd. aleyhine 21/05/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalılardan ... temyiz etmiştir.
Davacı, eşinden ayrı yaşadığını, dava dışı Fatma isimli kişinin davalılardan ...'un akrabası olduğunu ve kendisini evlenmek üzere bir erkekle tanıştırmaya götürdüğünü, bu erkekle görüşürken eşi olan davalı ... ile amcası olan ...'un olay yerine geldiklerini, eşinin kendisini dövdüğünü amcasının ise hakaret ederek kendisini kameraya aldığını belirterek darp ve hakaretler nedeniyle manevi tazminat istemiştir.
Davalı eş cevabında, olayın boşanma davası açılmadan gerçekleştiğini, eşinin sadakatsiz eylemleri nedeniyle defalarca uyarılmasına rağmen bunlara inanmadığını, bir kaç kişiden duyunca olayın doğruluğunu araştırmak üzere orada bulunduğunu, eşine sadece bir tokat attığını, asıl manevi zarara uğrayanın kendisi olduğunu, tazminat miktarının fazla olduğunu belirtmiştir.
Yerel mahkeme, davalıların davacıyı hakaret etmek suretiyle darp ettiklerini kabul ederek her iki davalıyı da tazminatla sorumlu tutmuştur.
Dosyadaki belgelerden, davacının, davalı eşi ... tarafından dövüldüğü, bu kişinin ceza davasında eşini yaralamadan mahkum olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, davalı ... hakkında yağma, kasten yaralama ve hakaret suçlarından soyut iddia dışı delil bulunamadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve itirazın reddedildiği anlaşılmaktadır. Olay sırasında orada bulunan tanık Huriye Nar'ın beyanına göre de davalı ...'un davacıya yönelik yaralama ve hakaret eyleminde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda davacıya karşı haksız fiilde bulunduğu ispatlanamayan davalı ... hakkındaki davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/9438, K. 2012/9486, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama