İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/12397 K.2013/11115

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/09/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/06/2012 günlü kararın…

Esas2012/12397Karar2013/11115Tarih10 Haziran 2013Okuma6 dk · 1.104 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2012/12397 E., 2013/11115 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.104 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/09/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:

Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.

Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.

Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olaya gelince; davalı, 15/01/2010 tarihinde otobüs durağına gitmek üzere Çakaldağı Mezarlığı içinden geçerken arkasından gelerek ağzını kapatan ve kendisini mezarlığın içine çeken, tanınmamak için başını bere ve atkı ile örten bir şahsın cinsel saldırısına uğramış, aynı gün polise vermiş olduğu ifadede kendisine saldıran şahsın en fazla 20 yaşlarında, kahverengi ya da kumral saçlı, sol elinde yara izi bulunan bir şahıs olduğunu belirtmiştir.

19/01/2010 tarihinde ise; otobüste davacı ... ile karşılaşmış, eşkalini kendisine saldıran şahsa benzetmesinden ve sürekli kendisine bakmasından kuşkulandığı davacıdan ellerini göstermesini istemiş ve davacının elinde yara izi görmesi sebebiyle durumu kolluk kuvvetlerine bildirmiştir.

Aynı gün gözaltına alınan davacı bir gün gözaltında kalmış, kendisinden alınan kan ve doku örnekleri üzerinde yapılan DNA incelemesi neticesinde davacının eylemi gerçekleştiren kişi olmadığı anlaşılmış ve neticesinde Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.

Olayın özetle yukarıda açıklandığı şekildeki gelişim biçimi, davalının uğramış olduğu saldırıdan dört gün sonra karşılaştığı davacının elindeki yara izini görmesi nedeniyle şikayette bulunması gibi unsurlar ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat çok fazladır. Davacı yararına, somut olayın özelliklerine uygun düşecek şekilde, daha alt seviyede manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/06/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, haksız şikayet nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Davaya konu olayın gelişim biçimi, davacının kendisine yapılan taciz olayının etkisiyle ve olaydan kısa bir süre sonra tacizcide gördüğü elindeki yara izinin benzerinin davacıda bulunması nedeniyle hakkında şikayetçi olduğu anlaşıldığına göre davanın tümden reddi gerektiği düşüncesiyle dairemiz çoğunluğunun kararına katılmıyorum. 10/06/2013

KARŞI OY YAZISI

Davacılar haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüklerini ileri sürmektedirler. Kişilik hakkının zarar görmesine neden olan davranış davalı M.U. tarafından gerçekleştirilmiştir. Dosya incelendiğinde ilk derece mahkemesinin şikayetin haksızlığı yönünde kabulü benimsediği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi gerekçesinin temelinde ceza kovuşturmasında yapılan DNA testinde davacılardan ...'nin spermlerinin benzerlik tespit edilemediği nedenine dayandığı anlaşılmaktadır. Raporun kabul edilebilirliği elbetteki

tartışmasızdır. Yargıç kabulü benimserken dosyadaki bütün delilleri ve olguları birlikte ele almalıdır. Bu dosyada davalının cinsel tacize uğradığı bunun etkisiyle cinsel tacizi gerçekleştiren kişinin hatırlayabildiği kadarıyla fiziksel verileri üzerinden hareket ederek tacizden sonraki günlerde tacizciyi yakalatma tepkisel içgüdüsünü taşıdığı bunun ise son derece insancıl bir içgüdüsel değer olduğu yadsınamaz.

Her ne kadar sperm benzerliği tespit edilememişse de davalı M.U. üzerinde bulunan spermlerin biyolojik aşınması da gözden uzak tutulamaz. Buna göre elbette davacılardan kuşku altında bırakılamaz. Ancak davacının yaşadığı ve devam eden ve etkileri ömür boyunca görülecek olan travmanın da gözden uzak tutulmaması gerekir. Ve toplumsal anlamda davalı M.U. sahiplenilmelidir. Bu olayda iki kişi karşılaştırıldığında elbette toplum her ikisine sahip çıkmalıdır.

Ancak yardım esası düşünüldüğünde davalı M.U. daha acil sahiplenmeyi ihtiyaç duymaktadır. İlk derece mahkemesi gerek kabulde ve gerekse miktar tespitinde bunları gözetmeliydi.

Diğer yandan davalı M.U. davacıyı şikayet ederken gerçek tacizcide var olan ve o kişinin elinde bulunan fiziksel işaretten (yara vb.izi) yola çıkmıştır. Dolayısıyla o izden yola çıkıp ancak DNA testi verileri ile davacılardan R. aklanabildiğine göre davalı M.U. kesin olarak bir işaret üzerinden, bir bulgu üzerinden yola çıkarak hak arama özgürlüğünü kullanmıştır. Bu da göz önünde tutulduğunda hakkaniyet değerleri de esas alınarak davacıların davasının reddi gerekirdi. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 10/06/2013

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/12397, K. 2013/11115, 10 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı Oy Yazısı
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12397
Karar No
2013/11115
Tarih
10 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12398 K.2013/9961
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/12399 K.2013/9707
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/12400 K.2013/11105
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/12401 K.2013/9968
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/12403 K.2013/11247
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/12404 K.2013/11248

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.