KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/13170 E., 2012/17506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/04/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Dairemizce; dava dilekçesinde iki konuda manevi tazminat isteminde bulunulduğu, hakaret içerir mektupla ilgili davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmasa da; evlilik birliği devam ederken davacının eşi ile beraber olma iddiasının değerlendirilmediği belirtilerek eksik inceleme nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının evlilik birliği içinde davacıya sadakat borcunu ifa etmeyen eşi ile beraberlik yaşadığı ve eşinin hamile kalarak çocuk aldırdığını, ayrıca davalının kendisine hitaben hakaret içeren mektup göndererek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının eşi ile ilişkisinin evlilik birliği sonlandıktan sonra başladığını savunmuştur.
Mahkemece, bozma kararından sonra; mektup konusundaki red kararının kesinleşmesi nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmediği belirtilmiş, dinlenen davacı tanıklarının, evlilik devam ederken davalı ile davacının eşi arasında ilişki bulunduğuna dair somut ve inandırıcı anlatımlarda bulunmadıkları, diğer yandan başka mahkemede davacının kendi eşine açtığı davada yapılan hukuki nitelendirmenin mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, tanık beyanlarına göre, davalının eski eş ile evlilik birliği devam ederken görüşmeye başladıkları, davacı tarafından aynı konuda ayrıldığı eşe karşı açılan Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/193 esas sayılı dava dosyasında davacının delil olarak dayandığı ve boşandığı eşi tarafından yazıldığı iddia edilen 17/10/2008 tarihli mektubun boşanılan eş tarafından dosyamız davalısı ...'a hitaben yazıldığının kabul edilmiş olduğu, mektuptaki beyanlar karşısında, her nekadar diğer mahkeme dosyasındaki karar mahkemeyi bağlamasa da taraflar arasındaki ilişkinin evlilik birliği içinde başladığı anlaşılmaktadır.
-/-
-2- 2012/13170-2012/17506
Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davacının manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/13170, K. 2012/17506, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama