KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2012/4294 E., 2012/7597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... adına ... Ekspres Basın Yay. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/07/2010 gününde verilen dilekçe ile yönetim kurulu kararına itiraz edilmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkisizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen 22/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı ... tarafından verilen 5 gün süre ile resmi ilan ve reklam yasağına ilişkin cezanın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, yetki itirazının kabulü ile davalının ikametgahı yer mahkemesi olan İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Basın ilan kurumunun teşkiline dair 195 sayılı yasanın 49. maddesinde “……..a) Kurum tarafından o gazete veya dergiye verilecek ilan ve reklamlar, kesinleşen Yönetim Kurulu Kararına dayanılarak, Kurum Genel Müdürlüğünce, iki ayı geçmiyecek bir süre ile kesilir. Ayrıca, bu kanunla temin edilen menfaatlerden de aynı şekilde faydalandırılmaz.
b)Prodüktörlük müessesesinin iki ayı geçmemek üzere kapatılması için, Kurul Genel Müdürlüğünce iş, Yönetim Kuruluna intikal ettirilir. Kesinleşen Kurul Kararını, o yerdeki valilik infaz eder.
(a) ve (b) bentlerinde yazılı hallerde, Yönetim Kurulu Kararına, tebliğden itibaren on gün içinde o yerdeki en yüksek dereceli Asliye Hukuk Hakimliğine itiraz edilebilir. Hakim, en geç on beş gün içinde evrak üzerinden kararını verir, bu karar, kesindir….” Hükmünü getirmiştir.
Ceza verilmesine ilişkin kesinleşen kurul kararlarının o yerdeki valiliklerce infaz olunacağı düzenlendikten sonra yönetim kurulu kararlarına karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde o yerdeki en yüksek dereceli Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz olunabileceği biçimindeki düzenlemeden, yetkili mahkemenin, ceza verilen gazete veya derginin yayınlandığı yerdeki en yüksek dereceli asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; davanın yetkili mahkemede açıldığı anlaşıldığına göre, yerel mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Değer, nitelik veya özel yasal düzenlemeler gereğince kesin olan veya kesin sayılan hüküm ve kararlar HUMK'nun 427/2 ve 6. madde ve fıkraları gereğince temyiz edilemeyeceği gibi, temyiz edilseler dahi Yargıtay'ca temyiz incelemesine tabi tutulamazlar. Dolayısıyla bu yöndeki dilekçenin reddine karar verilmesi gerekir.
Kesin olan veya kesin sayılan hüküm ve kararlarla, Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlar, HUMK'nun 427/6 madde ve fıkrası gereğince Adalet Bakanlığı göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcısı tarafından ancak kanun yararına temyiz edilebilir ve incelenebilir.
Somut davamızda verilen hüküm ve kararda, kesin veya kesin sayılan Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bir karar olduğu gibi, kanun yararına temyiz de edilmediğinden HUMK'nun 427. maddesi gereğince temyiz edilemez ve temyizen incelenemez. Bu konudaki dilekçenin mahkemeye verilmiş ise mahkeme tarafından Yargıtay'a verilmiş ise Yargıtay tarafından reddine karar verilmesi gerekir.
Sayın çoğunluğun (yetki, görev, kamu düzeni gibi) gerekçelerle kesin olan kararın temyiz talebini kabul ederek temyiz incelemesi yaparak sonucuna göre karar vermesine ilişkin görüş ve düşüncelerine katılmıyorum. 30/04/2012
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/4294, K. 2012/7597, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama