KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/10574 E., 2013/13928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı.... aleyhine 17/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacılar vekilinin.... yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dava, tren kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacının davalılara karşı açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 16.03.2011 tarihli duruşmada, ....karşı açtıkları davayı atiye bıraktıklarını belirtmeleri üzerine mahkemece aynı tarihte davalı .... HMUK 409.maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava dosyası işlemden kaldırıldıktan sonra yasal 3 aylık süre içinde yenilenmediğinden HMUK 409 maddesi uyarınca davalı ... . aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin makinist .... yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (.....) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Dosya kapsamından davalı .... diğer davalı ... Genel Müdürlüğü'nde makinist olarak görev yaptığı ve bu görevi sırasında davaya konu tren kazasına sebebiyet verdiği, davalının kamu görevini ifa ettiği sırada meydana gelen zararın kendisinden tazmini istendiğine göre, Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesi gereğince kamu görevlisi hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağından husumet (taraf sıfatı yokluğu) nedeni ile davanın reddi gerekir.
....
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davalı .....hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle dairemiz kararının (2) nolu bendine katılmıyorum. 10/09/2013
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/10574, K. 2013/13928, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama