KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/18616 E., 2014/13492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/09/2013
- Numarası
- 2012/322-2013/353
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Davacı A.. G.. vekili Avukat İAtarafından, davalı A.. K.. aleyhine 01/06/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/09/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının yaptığı konuşmada kullandığı ifadelerle kişilik haklarını ihlal ettiğini belirterek, bir miktar manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, konuşma sırasında sarfedilen “...ama sen yıllardır o siyasi iradenin karşısında domalmış vaziyette duruyorsun...” şeklindeki sözlerin kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle bir miktar manevi tazminata karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı hakkında dava konusu sözleri nedeniyle Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/02/2013 gün ve 2013/70 iddianame no, 2013/2687 sororuşturma no ile hakaret suçundan Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
818 sayılı BK'nın 53. maddesi (6098 s. TBK m.74) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nazara alındığında, ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/18616, K. 2014/13492, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama