KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2013/5792 E., 2014/7606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Çardak Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/09/2012-26/12/2012 Ek Karar
- Numarası
- 2011/244-2012/195
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili tarafından, davalı E.. Y.. aleyhine 23/09/2011 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/09/2012 günlü kararın davacı tarafından temyizi üzerine mahkemece verilen 26/12/2012 tarihli ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Mahkemece; davacı İçişleri Bakanlığı'nın temyiz talebinin, kararın kesin olarak verildiği gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, davacının davaya konu alacağına ilişkin davasını açarken dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu anlaşıldığından değer itibariyle mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin kararı doğru değildir. Bu nedenle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak dosyanın incelenmesine geçildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 2330 sayılı yasadan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı İçişleri Bakanlığı, davalıların etkili eylemi sonucu görev esnasında yaralanan dava dışı polis memurlarına 03/02/2006 tarihinde ödemede bulunmuştur. Davacı, dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunmuştur. Rücu yoluyla ödetilmesi istenen davalarda davacının zararının ödeme gününde oluştuğu benimsenerek, kabul edilen tazminata ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden işleyecek yasal faize karar verilmiş olması bozmayı gerektirir ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/5792, K. 2014/7606, 12 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama