KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2014/5432 E., 2015/641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Gördes Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/09/2013
- Numarası
- 2011/181-2013/374
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Davacı R.. D.. tarafından, davalı M.. Ö.. aleyhine 22/03/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama giderleri arasında bulunan avukatlık ücreti, haklılık durumuna göre vekille temsil edilen taraf yararına hesap ve takdir edilir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre, maddi tazminat isteminin kısmen kabul edilmesi durumunda, istemin kabul edilen kısmı yönünden davacı lehine, istemin reddedilen kısmı yönünden de davalı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmelidir. Ancak anılan tarifenin 12/2. maddesine göre, hüküm altına alınan alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir, ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.
Şu halde, anılan tarifeye göre kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına 326,42 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2014/5432, K. 2015/641, 21 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama