KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/6375 E., 2016/6618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 06/08/2002 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, babasına ait bankadaki para ve altınları çaldığı iddiasıyla bir kısım davalılar tarafından şikayet edildiğini, şikayet sonucunda hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ayrıca bu konuya ilişkin haber yapıldığını ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı ..., yargılama aşamasında 12/11/2004 tarihinde vefat etmiştir. Dosyaya ibraz edilen veraset ilamına göre davacı ...'nin mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, davacı ...'nin davaya eşi ... ölümü üzerine katıldığı, davaya konu haberin yayınlandığı tarihte muris ... ile evli olmadığı, evlenmeden önceki haber ile ilgili olarak manevi tazminat talep edemeyeceği, ayrıca diğer mirasçıların da manevi tazminat talebi olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat hakkı kural olarak zarar görene ait bir haktır. Ancak zarar gören ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini açıklamış ise, manevi tazminat isteme hakkı mirasçılara intikal eder. Mirasçılar açılmış davaya devam edebilirler.
Dosya incelendiğinde, manevi tazminat istemi terekeden kaynaklanmakta olup, davacı ...'nun mirasçı sıfatıyla talepte bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin red gerekçesindeki hususlar doğru değildir. Şu halde, temyiz eden davacı ...'nin muris ...'nin yasal mirasçısı olması nazara alınarak lehine uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı olarak red kararı verilmesi doğru değildir. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/6375, K. 2016/6618, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama