KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2018/4217 E., 2019/1100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Yol İnşaat Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine 23/05/2012 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ve ... Yol İnş. Tic. Ltd. Şti’nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dahili davalı ...’nün temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, murislerinin karayolunda aracı ile seyir halindeyken aracın üzerine taş ve kayalardan oluşan bir kütlenin düşmesi sonucu vefat ettiğini, davalıların kazanın meydana geldiği karayolunu tekniğe uygun yapmadıklarını ve gerekli önlemleri almadıklarını belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar ve dahili davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dahili davalı ... bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan dahili davalıya yöneltilmesinin nedeni de, dahili davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir.
Mahkemece, dahili davalı idare yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dahili davalı yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/4217, K. 2019/1100, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama