Davacı vekili, kurum müfettişleri tarafından düzenlenen raporda bilirkişilerce yapılan fiziki muayene sonucunda endikasyon olarak tıbbi gerekler dışında 9 şahıs adına düzenlendiği tespit edilen ilaç kullanım raporlarına istinaden tanzim edilen 65 adet reçete karşılığında oluşan kurum zararının borçludan tahsil edilmesine karar verildiğini, 6.730,67 TL'nin tahsili için borçlu adına takip başlatıldığını, borca itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hastalarını tıbbi kurallara uygun olarak muayene edip tıbbi teşhise göre netice verdiğini, hastasını görmeden muayene etmediğini, muayene esnasında usul ve esasına göre teşhis ve tedavisini yaptığını, ona göre reçete düzenlediğini, çocuk uzmanı olduğu için çocukların kimliklerinde de fotoğraf olmadığı için sürekli olarak her gelen hastanın aile bilgilerini kontrol etmesinin hayatın ve tıbbın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 11/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.