İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/199 K.2020/2402

Davacı ...'e velayeten, kendi adlarına asaleten ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Başkent Elektrik Dağıtım AŞ ve DSİ Genel Müdürlüğü aleyhine 30/12/2011 gününde verilen dilekçe ile taksirle yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi…

Esas2020/199Karar2020/2402Tarih29 Haziran 2020Okuma5 dk · 1.085 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2020/199 E., 2020/2402 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.085 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı ...'e velayeten, kendi adlarına asaleten ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Başkent Elektrik Dağıtım AŞ ve DSİ Genel Müdürlüğü aleyhine 30/12/2011 gününde verilen dilekçe ile taksirle yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne,

davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrikine dair verilen 15/10/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle davacıların duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten sonra davalı şirketin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1) Davacıların katılma yoluyla temyiz itirazları yönünden;

İlam, temyiz eden davacılar vekiline 03/12/2019 gününde, davalı ... Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş nin temyiz dilekçesi ise 16/12/2019 gününde tebliğ edilmiş, katılma yoluyla temyiz dilekçesi ise 30/12/2019 gününde verilmiştir. Davacılar vekili kararı, HUMK’nun 432/1 maddesine yazılı onbeş günlük ve 427/4 ve 433/2. maddelerinde belirlenen on günlük süreleri geçirdikten sonra temyiz ettiğine göre, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

3) Davalı şirketin diğer temyiz itirazına gelince;

Dava, taksirle yaralama nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş; hüküm, davalı şirket vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, davalılardan DSİ’nin ... Çayı’ndan çıkan toprakları çay kenarından geçen elektrik hattına yakın olacak şekilde yığdığını, müşterek çocukları ...'nın yığılan kumların üzerine çıktığını ve yere yakın olan elektrik kablosunu elleriyle tutarak her iki avuç içinde 2. derecede yanıklar oluşacak şekilde yaralandığını, olay yerinde hiçbir uyarıcı levha olmadığını, mevcut tel örgünün yıkılmış olduğunu, toprak yığınlarından dolayı elektrik tellerinin 50 cm kadar yakın olduğunun tespit olunduğunu, hattın enerjisinin kesilmesi ve daha sonra gerekli tedbirlerin alınmasından aradan geçen iki yıl içerisinde önlem

almayan Enerjisa A.Ş ve diğer davalı DSİ’nin müştereken sorumlu olduklarını belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalılar, davanın reddi gerektiği savunmuşlardır.

Mahkemece, bozmaya uyularak yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmek üzere davalı DSİ yönünden dosyanın tefrikine, toprağın enerji hattının altına yığılmasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı şirketin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davalı şirketin özen yükümlülüğünü ihlal etmesinin diğer davalı DSİ nin kusurlu fiilinden sonra ortaya çıkması nedeniyle davalı DSİ nin kusurunun illiyet bağını kesmediği, davalı şirketin de zarardan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davalı DSİ yönünden dava dosyasının tefrik edilmesine mahkemece karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece hüküm altına alınan tazminatın dosyası tefrik edilen DSİ hakkında verilecek hükümle tahsilde tekerrüre yol açmayacak biçimde ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru değilse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, temyiz edilen kararın yukarıda (3) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan “birlikte” sözcüğünden sonra gelmek üzere “dosyası tefrik edilen DSİ hakkında verilecek hükümle tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere” sözcük dizisinin eklenmesine, davalı şirketin diğer temyiz itirazlarının (2) nolu bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 29/06/2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, taksirle yaralama nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ...Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğünün (DSİ), ... Çayı ıslahı esnasında çıkardığı toprağı çay kenarından geçen elektrik hattına 50 cm yaklaşacak şekilde yığdığı, davacının çocukları Buğra'nın yığılan toprağın üzerine çıkıp elektrik kablosunu tutması sonucu her iki avuç içinde ikinci derece yanık oluşacak şekilde yaralandığı, olay yerinde ./..

hiçbir engel veya uyarı işaretinin bulunmadığı, toprak yığılmasının üzerinden iki yıl geçtikten sonra kazanın meydana geldiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır.

Somut olayda çözümlenmesi gereken husus, davalı Şirket’in diğer davalı DSİ ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesindedir.

Dava konusu olayda DSİ’nin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Davalı Şirket’in haksız bir eyleminin bulunmaması nedeniyle ancak kusursuz sorumluluk hâllerinden yapı maliki sıfatıyla sorumluluğuna gidilebilir. Bu sorumluluk türü, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 58. (TBK’nın 69.) maddesinde yer almaktadır.

Anılan madde uyarınca yapı malikinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için yapının, yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden bir zarar doğması gerekmektedir. Yapımdaki bozukluklar; malikin özensizliği, teknik, yasal ve bilimsel koşullara uygunsuzluk (mimar, mühendis veya denetim makamlarının kusurları gibi) nedeniyle olabilir.

Somut olay özelinde ise; enerji nakil hattının (ENH) ve direklerin yapımında (malzeme ve işçilik kusurları) kusur, bakım, onarım ve önlem almada (kısa sürede aşınma, yıkılma, tellerde esneme, belli aralıklara tellerin ve direklerin bakımı) kusur söz konusu olabilir.

Gerçekten bina ve yapılar, başlangıçta sağlam, güvenli, teknik koşullara ve planlara uygun yapılmış olsalar ve her türlü donanıma sahip bulunsalar bile zamanla yıpranır, aşınır, gerek kullanım sonucu, gerekse doğal etkilerle sağlamlıklarını yitirebilir. Bu nedenlerle düzenli olarak bakımlarının yapılması; eskiyen, aşınan, yıpranan, çürüyen bölümlerinin onarılması veya yenilenmesi gerekebilir.

Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, bina ve yapı malikinin sorumluluğunun, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk hâli olduğu; zarar ile özen eksikliği arasında uygun nedensellik bağının sorumluluk için yeterli bulunduğu; özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur unsurunun bulunmasının zorunlu olmadığı; bu gibi durumlarda, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması, yani objektif koşulun gerçekleşmesi yeterli olup ayrıca sübjektif koşul olan kusurun aranmaması esastır.

Bina, yapı, tesis ve benzerlerinin bir zarara neden olması durumunda sorumluluğun doğabilmesi için aşağıdaki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir: Bunlar;

a) Bir bina veya yapı eseri ya da toprağa bağlı tesis bulunmalı,

b) Sorumluluğa yol açan bina, tesis veya yapı, sorumlu tutulanın mülkiyetinde olmalı,

c) Bina, tesis veya yapının yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki özen eksikliğinden bir zarar meydana gelmiş olmalı,

d) Zarar ile bina, tesis veya yapıdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında “uygun nedensellik bağı” bulunmalıdır.

Somut olaya gelince; üçüncü kişinin yaralanmasındaki kusur, elektrik tellerinin altına toprak yığmak suretiyle zararın doğmasına neden olan DSİ’ye aittir. 08/01/2013 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere; davalı şirketin sorumluluk alanındaki ENH’nin uzunluğu itibariyle her an denetleme ve gözetlemenin mümkün olmadığı, DSİ’nin çalışma öncesi ve sonrası davalı ... bilgilendirmediği gibi uyarı da yapmadığı için önleyici tedbir alma yükümlülüğünün bulunmadığı göz önüne alındığında davalı şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi hukuken mümkün değildir. Kusursuz sorumluluğun koşullarından olan tesis niteliğindeki elektrik tellerinin yapımından, bakımından veya özen eksikliğinden

kaynaklanan bir zarar söz konusu olmadığından davalı şirketin kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Sayın Çoğunluğun, kararın onanması yönündeki düşüncesine katılmıyoruz.29/06/2020

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/199, K. 2020/2402, 29 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/199
Karar No
2020/2402
Tarih
29 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2020/200 K.2020/3084
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/200 K.2020/2300
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/200 K.2020/2684
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2020/201 K.2020/3417
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/201 K.2020/3099
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/201 K.2020/2682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.