KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/14601 E., 2023/2721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/1182 E., 2020/1900 K.
- Hüküm/karar
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/56 E., 2017/986 K.
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.08.2015 tarihinde sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken yolun ıslak olmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybedip direğe çarpması ile meydana gelen tek taraflı kazada hayatını kaybettiğini, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların sigorta şirketine başvurduklarını ancak davalı ... şirketi tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta poliçesi genel şartlarının 01.06.2015 tarihinde değiştiğini, buna göre müteveffanın kendi kusuru ile kazaya sebebiyet vermesi halinde destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, kazanın genel şartlarda yapılan değişiklikten sonra meydana gelmiş olması sebebiyle dava konusu talebin teminat dışı olduğunu ve davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortacının destek zararından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekmekte olup, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün 3.kişi olarak kabulü mümkün olmadığından, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel koşulları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili.
03.08.2015 tarihinde müteveffa ...'ın yönetimindeki araçla seyrederken, yolun ıslak olması nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek direğe çarpması sonucu vefat ettiğini, müteveffanın, davacıların müşterek çocuğu olduğunu, aracın trafik sigortacısı hakkında iş bu davanın açıldığını, davalı tarafından araç için 02.07.2015 tarihinde poliçe düzenlendiğini, bu tarihler itibari ile yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 92 nci maddesinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) şirketinin hangi zararlardan sorumlu olmadığının tek tek ve tahdidi olarak sayıldığını,
iş bu davaya konu kazanın ve poliçenin düzenlenme tarihinin, 6704 sayılı yasa ile 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten önce olduğunu, normlar hiyerarşisine göre kanunla tahdidi olarak sınırlanan teminat dışı hallerin, daha alt norm olan tüzük, yönetmelik ve çok daha düşük norm olan tebliğ ya da genel şartlarla artırılamayacağını, sigortalı aleyhine yapılan bu tip değişikliklerin hiçbir hüküm ifade etmeyeceğini, kanunda tahdidi olarak sayılan teminat dışı haller dikkate alınmadan düzenlenen 01.06.2015 tarihli genel şartların ilgili maddesi kanuna açıkça aykırı olarak düzenlendiğinden,
uygulanma olanağı bulunmadığını, genel şartlarda yapılan değişikliklerin KTK, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na aykırı olmadığı sürece 01.06.2015-26.04.2016 tarih aralığındaki sözleşmelere de uygulanmakla birlikte, yeni genel şartların belirtilen kanun hükümlerine aykırı olan hükümlerinin 01.06.2015 tarihinden sonra ve fakat 26.04.2016 tarihinden önce akdedilen sözleşmelere uygulanamayacağını, kaldı ki önemli olanın kazanın meydana geldiği tarihteki kanun hükümleri olduğunu, aksine bir düzenleme olmadığı sürece kanunlarda yapılan değişikliklerin,
kanunların yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanamayacağını, davaya konu olayda kaza ve poliçenin düzenlenme tarihi itibari ile yürürlükte olan kanun maddesinde tahdidi olarak sayılan teminat dışı hallerden hiçbirinin bulunmadığını, davalı ... şirketinin zarar gören 3. kişi konumunda olan davacıların zararından sorumlu olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı Yasanın 91 inci maddesinde işletenin 85/1 maddesi kapsamında oluşan sorumluluğu yönünden ... yaptırmasına ilişkin zorunluluk bulunması, 2918 sayılı Yasanın 85/1 maddesi kapsamı dışındaki zararlar yönünden ise kanunda ... yaptırılmasına ilişkin emredici hüküm bulunmamasına göre, işletenin sorumluluğunda olmayan zararların sigorta teminatı kapsamında olmayacağı da genel şartlar ile belirlenebileceği, bu nedenle Genel Şartlar'da işletenin sorumluluğu kapsamında olmayan hususun,
teminat kapsamı dışında olduğunun belirtilmesi ve bu hususta sigortanın teminat sağlamamış olması, sigorta yapılması zorunlu olan zararları ve sorumlulukları daraltmadığından kanuna aykırı olmadığından, Genel Şartlar'da açıkça belirtilen ve bu nedenle poliçe kapsamında olmayan hususlarda sigortanın sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle kaza tarihi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe tarihinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yapılan 01.06.2015 tarihli değişiklik sonrasında meydana gelmesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün kendi kusurundan doğan tazminat talebinin reddi usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14601, K. 2023/2721, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama