İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14663 K.2023/5467

Davanın Kısmen Kabulüne

Esas2021/14663Karar2023/5467Tarih24 Nisan 2023Okuma11 dk · 2.136 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/14663 E., 2023/5467 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2018/590E., 2021/11 K.
Hüküm/karar
Davalıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.136 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

Davanın Kısmen Kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI

2014/1161 E., 2017/482 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde.

08.09.2011 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın davacı ...'ın idaresindeki diğer davacının ise yolcu olarak bulunduğu araca çarpması ile meydana gelen kazada müvekkillerinin yaralandığını, müvekkillerinin iş göremezlik zararlarının oluştuğunu, davalı işleten ve sürücü lehine imzalanan protokol başlıklı 24.09.2011 tarihli ibranamenin iptali gerektiğini, müvekkil...'a ait aracın kullanılmaz hale gelmesi nedeniyle o günkü piyasa verilerine göre araç değerinin 32.000,00 TL olduğunu, ibra karşılığı alınan 60.000,00 TL'nin yetersiz olduğunu,

müvekkillerini o tarihte tedavi sürecinin uzunluğu ve kalıcı sakatlığın farkına varamadıklarını, her bir davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, talep artırımında bulunarak davacı ... için 610.047,90 TL maddi, diğer davacı için 795.799,22 TL maddi tazminatın davalılar işleten ve sürücü bakımından kaza tarihinden, diğer davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davacılar ile müvekkilleri arasında düzenlenen protokol uyarınca davacılara 60.000,00 TL ödenerek müvekkillerinin ibra edildiğinden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, müvekkili sürücünün olayda kusurlu olmadığını, taleplerin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen ceza dosyasında davalı sürücünün tam kusurlu kabul edildiği, davacılar ile davalı işleten ve sürücü arasında davadan önce 27.09.2011 tarihinde protokol düzenlenmesi ve davanın 06.09.2013 tarihinde açılması nedeniyle iki yıllık hak düşürücü süre sona ermeden davanın açıldığı, protokolde belirlenen 60.000,00 TL'nin davalı işleten ve sürücü tarafından davacılara ödendiği, Ege Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalından alınan raporlarda davacı ...'ın % 62, ...'ın % 40 oranında malul kaldıklarının ve iyileşme süresinin 1 yıl olduğunun tespit edildiği,

alınan kusur raporunda davalı sürücünün şerit ihlali yaparak tam kusuru neticesinde kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, ibranamede yapılan ödeme mahsup edilerek tazminat hesaplandığı, davacıların talep ettikleri maddi zararın boyutu esas alındığında verilen ibranamenin maddi zarar bakımından yetersiz olduğu, makbuz hükmünde bulunduğunun kabul edildiği, manevi tazminatın bölünmezliği ve niteliği dikkate alındığında, davacıların, davalı işletenden ve sürücüden alacaklarının olmadığı,

davacıların, maluliyet tazminatı, SGK sorumluluğu kapsamı dışında tedavi, yol ve bakıcı giderleri denetime uygun olarak bilirkişi raporuyla belirlendiği, davacı ... için 610.047,90 TL, davacı ... için 795.799,22 TL maddi tazminatın davalılardan yasal faiz ile birlikte tahsiline, sigorta şirketinin davacı ... için hükmedilen tazminatın 210.042,00 TL'lik, davacı ... için hükmedilen tazminatın 216.607,00 TL'lik kısmından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce yapılan protokol ile davacıların maddi ve manevi tazminat alacaklarının karşılığı olarak 60.000,00 TL'nin davacılar ödenerek müvekkillerinin ibra edilmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusur raporuna yapmış oldukları itirazların İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınması,

olay yerinde keşif yapılarak görgü tanıklarının dinlenmesi taleplerinin reddedilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşif ve tanık delilleri dikkate alınmadan eksik değerlendirme ile karar verildiğini, kazanın oluşumunda davacı sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, yoldaki ıslaklık yada yoldaki kaplama bozukluğunun değerlendirilmesi gerektiğini, ancak tanıkların dinlenmediğini ve keşif yapılarak yol durumunun belirlenmediğini, kazada dava dışı sürücü ...'nun kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ceza dosyasında alınan kusur raporu ve mahkemece alınan kusur raporunda çelişki bulunduğunu,

çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ceza mahkemesinde keşif yapılmadan verilen karar ile müvekkilinin mahkum olmadığını, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği halde mahkemenin düşme kararını mahkumiyet kararı kabul ederek gerekçeye yazdığını, sağlık kurulu raporu ile maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, psikolojik durumun maluliyet oranının fahiş belirlendiğini, SGK'ye müzekkere yazılarak ödemelerin tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamayı yapan bilirkişinin doktor olup hesap uzmanı olmadığını,

ödenen 60.000,00 TL'nin güncellenerek mahsubu yapılması gerekirken hatalı mahsup işlemi yapıldığını belirtmiştir.

Davalı ...Ş. Vekili istinaf dilekçesinde; poliçe teminat limiti kişi başı 200.000,00 TL olduğu halde davacı ... için 210.042,00 TL, ... için 216.607,00 TL olarak müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...kaza tespit tutanağında üç aracın karıştığı trafik kazasında davalı sürücünün otobanda dava dışı sürücünün idaresindeki aracı solladığı esnada karşı şeritten gelen davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ve diğer davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması soncunda, maddi ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğinin belirtildiği, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilen ceza dosyasında alınan kusur raporunda, davalı sürücünün trafik işaretlerine uymaması, hatalı sollama yapması ve alkollü araç kullanması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu,

İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda, davalı sürücünün hatalı sollama yapması sonucu, sollamayı tamamlayıp kendi şeridine tekrar giremediği ve şerit tecavüzü soncunda karşı yönden gelen davacı ... yönetimindeki araca çarpmasıyla meydana gelen kazada davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu, ayrıca 20 yaşında B tipi sürücü belgesine sahip davalının yeterli sürücü deneyiminin bulunmamasının dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı kanaatini verdiği, davacı sürücü ile dava dışı sürücünün kusurunun bulunmadığı,

davacılar Astsubay olup, kaza tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarihli Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre, davacıların kazada yaralanmasına bağlı rahatsızlıklarına uygun maluliyet oranları belirlendiği, ceza dosyasında ve hukuk mahkemesinde alınan kusur raporlarının örtüşmesi, kaza tespit tutanağının aksinin ispat edilememesi, hükme esas alınan kusur ve maluliyet raporlarının olayın oluş şekline uygun düzenlediği, davadan önce düzenlenen, davacılar ile davalı işleten ve sürücünün imzalarının bulunduğu Protokol başlıklı ve 24.09.2011 tarihli belgede.

08.09.2011 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacılara toplamda 60.000,00 TL ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı ve bedelin ödendiği, davacıların her türlü cismani maddi ve manevi zararları ile araçlarında meydana gelen hasar ödenen bedelle karşılanmış olduğundan davacı aracının bedelsiz olarak davalı ...'a devredileceği, ceza davasında şikayetten vazgeçileceği, tüm hak ve alacaklar alındığından işleten ve sürücü hakkında maddi ve manevi tazminat istemli dava açılmayacağı, davalıların ibra edildiği belirtildiği,

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan, hesap uzmanı ve aynı zamanda doktor olan bilirkişi tarafından düzenlenen 12.01.2017 tarihli ek raporda.

2011 yılında aracın kasko değeri olan 32.000,00 TL'nin, ödenen 60.000,00 TL'den mahsubu ile bakiye 28.000,00 TL'nin cismani zarar için ödenmiş sayılarak bu miktar üzerinden yapılan güncellemeye göre, mahsup edilecek tutarın 41.545,00 TL hesaplandığı, yeniden yapılan hesaplamalara göre, davacı ...'ın sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 641.550,90 TL, evde bakım giderinin 5.022,00 TL, faturalandırılan SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinin 2.990,99 TL, belgelendirilemeyen SGK sorumluluğunda olmayan tedavi ve ulaşım giderinin 1.500,00 TL, ileriye dönük tedavi giderinin 530,00 TL hesaplandığı,

davacının toplam 651.592,90 TL tazimat alacağından önceden ödenen ve güncelleştirilen 41.545,00 TL'nin mahsubu sonrası maddi tazminat alacağının 610.047,90 TL olduğu, davacı ...'ın sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 779.192,22 TL, evde bakım giderinin 5.022,00 TL, faturalandırılan SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinin 5.805,00 TL, belgelendirilemeyen SGK sorumluluğunda olmayan tedavi ve ulaşım giderinin 1.500,00 TL, ileriye dönük tedavi giderinin 530,00 TL, katkı paylarından kaynaklanan alacağının 3.750,00 TL hesaplandığı, davacının toplam maddi tazminat alacağının 795.799,22 TL olduğu,

2918 sayılı Yasanın 111 inci maddesi gereğince davanın 24.09.2011 tarihli ibranameden sonra, iki yıllık hak düşürücü sürede 24.09.2013 tarihinde açılmasına ve ödenen tazminat ile hesap raporu ile belirlenen miktar arasında açık nispetsizliğin bulunmasına göre ibraname makbuz hükmünde olup, ödemenin belirlenen tazminattan mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi doğru olduğu, davalı ... şirketi vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde ;

poliçede, kişi başı sakatlık gideri 200.000,00 TL, tedavi gideri teminatı 200.000,00 TL olarak düzenlenmesine ve davacı ... için hükmedilen tazminatın 200.000,00 TL maluliyet ve 10.042,00 TL bakıcı, tedavi ve ulaşım gideri olmak üzere 210.042,00 TL'lik kısmından, davacı ... için, hükmedilen tazminatın 200.000,00 TL maluliyet ve 16.607,00 TL bakıcı, tedavi ve ulaşım gideri olmak üzere 216.607,00 TL'lik kısmından davalı ... şirketinin sorumlu olduğunun hüküm altına alınmasına göre, poliçe limitini aşan hüküm kurulmadığı" gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde; poliçe limitinin aşıldığını belirtmiştir.

Davalı ... Gençtan, ... vekili temyiz dilekçesinde; davadan önce yapılan protokol ile davacıların maddi ve manevi tazminat alacaklarının karşılığı olarak 60.000,00 TL nin davacılara ödenerek müvekkillerinin ibra edilmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusur raporuna yapmış oldukları itirazların İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınması,

keşif ve tanık delilleri dikkate alınmadan eksik değerlendirme ile karar verildiğini, kazanın oluşumunda davacı sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, yoldaki ıslaklık yada yoldaki kaplama bozukluğunun değerlendirilmesi gerektiğini, kazada dava dışı sürücü ...'nun kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağı ceza dosyasında alınan kusur raporu ve mahkemece alınan kusur raporunda çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ceza mahkemesinde verilen karar ile müvekkilinin mahkum olmadığını, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği halde mahkemenin düşme kararını mahkumiyet kararı kabul ederek gerekçeye yazdığını,

sağlık kurulu raporu ile maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, psikolojik durumun maluliyet oranının fahiş belirlendiğini, SGK'ya müzekkere yazılarak ödemelerin tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamayı yapan bilirkişinin doktor olup hesap uzmanı olmadığını, ödenen 60.000,00 TL'nin güncellenerek mahsubu yapılması gerekirken hatalı mahsup işlemi yapıldığını belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27 nci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... şirketi vekilinin tüm, davalı ... Gençtan, ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı cevap dilekçesinde tanık listesini vererek kazanın oluşumu hakkında bilgi vereceklerini beyan etmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi'nce davalı tanıklarının dinlenilmediği anlaşılmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesi “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir. Şu durumda,davalı tarafından bildirilen tanıklar dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığına göre, davalı tanıkları dinlenmeden ve savunma hakkı tanınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.

3. Davacı ... hakkında alınan 02.03.2016 tarihli Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın sol ön kol çift sağ tibia, sol klavikula kırığı, gelişen post travmatik stres bozukluğu ve depresyon tanısı(% 49) ile birlikte toplam % 64 oranında maluliyet tespit edilmiştir. Rapor içeriğinde 6 aylık takip ve tedavi ile belirtilerin büyük ölçüde sürdüğü, kalıcı olduğu ve uzun süreli tedavi sonrası çalışma olanağının olabileceği yazılıdır. Davacının maluliyetinin tedavi ile tam olarak iyileşip iyileşmeyeceği, iyileşmeyecek durumda ise hangi oranda kalıcı maluliyetinin bulunduğu hususunda İstanbul ATK'dan rapor alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

4. Davacı vekili, davadan önce davacılar ile davalı arasında 24.09.2011 tarihli protokol ile bir kısım ödeme yapılıp ibraname düzenlendiğini, ancak tazminat miktarı yetersiz kaldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ibranamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek bakiye zararın tazminini talep etmiştir.

2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür.

Zarar sorumlusu davalı tarafça ödenen bedellerin ödeme tarihi itibarıyla yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark var ise zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönü gözetmeyen rapora göre verilen hükmün bozulması gerekir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... şirketi vekilinin tüm, davalı ... Gençtan, ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... Gençtan, ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ...'ya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14663, K. 2023/5467, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. I. Dava
  6. II. Cevap
  7. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. IV. İstinaf
  9. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  10. B. İstinaf Sebepleri
  11. C. Gerekçe ve Sonuç
  12. V. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14663
Karar No
2023/5467
Tarih
24 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14664 K.2023/5333
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/14666 K.2023/5508
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14670 K.2023/5300
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14671 K.2023/4842
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14676 K.2023/5039
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/14679 K.2023/5157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.