KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16083 E., 2022/14037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.11.2019 günlü kararın ve 07.01.2021 tarihli temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili; 28.04.2018 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkillerinin müşterek çocukları Sudenaz Şimşek’in hayatını kaybettiğini, davalının 16.10.2018 tarihinde 65.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemenin eksiz ve yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah ile talebini; toplam 195.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; bilirkişi raporuna göre davalı ... tarafından yeterli ödemenin dava tarihinden önce yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; ... kararına davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; davacılar vekilinin itirazlarının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına; ... için 13.535,5 TL, ... için 16.511,50 TL toplam 30.047,00 TL tazminatın ilk 5.000,00 TL’si üzerinden faiz yürütülmemesine, kalan 25.047,00 TL için 03.05.2019 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş;
... kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, saklama kararını veren mahkemece muhtıra tebliğine rağmen eksik harcın ikmal edilmemesi nedeniyle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş; davacılar vekili ... kararını ve kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek kararı temyiz etmiştir.
1-Davacılar vekilinin ek karara yönelik temyizi yönünden;
Davacılar vekilinin, ... kararını 09.12.2019 tarihinde temyiz ettiği, harç eksikliği nedeniyle çıkarılan muhtıranın 13.10.2020 tarihinde düzenlendiği, eksik harcın da davacılar vekili tarafından 20.10.2020 tarihinde kesin süresi içinde ikmal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kesin süre içinde eksik harç tamamlandığından, kararın davacılar vekilince temyiz edilmemiş sayılmasına dair verilen 07.01.2021 tarihli ek karar kaldırılarak, davacılar vekilinin ... kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2-Davacılar vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Trafik kazası nedeniyle tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır.
Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacılar vekilinin dosyaya sunduğu 02.05.2019 tarihli aktüerya raporunda PMF 1931 Tablosu'nun kullanıldığı, bu rapora göre davacılar vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu anlaşıldığından, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun (TRH 2010 Tablosu'ndan daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacıların kabulü gereği) kullanılması gerekli görülmüştür.
Davacıların hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen 26.04.2019 tarihli aktüer raporunda. 01.06.2015 tarihli ... Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile.
KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ...
Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen prograsif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacılar için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmak suretiyle, anılan biçimde hesaplama
yapan rapor alınıp oluşacak sonuca göre (kararı temyiz eden davacılar yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinden, ... kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, maktu ücretin altında olacak şekilde vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16083, K. 2022/14037, 7 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama