KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/19201 E., 2023/13589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/1917 E., 2021/588 K.
- Dava tarihi
- 20.10.2017
- Hüküm/karar
- Davanın reddi-Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/1174 E., 2018/660 K.
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 10.01.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesine; davaya konu trafik kazasına ilişkin yürütülen soruşturma aşamasında, davacı taraf ile sigortalı araç sürücüsü arasında uzlaşma gerçekleştiğini, bu uzlaşma nedeniyle davacının tazminat talep etme hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre kazaya karışan tarafların uzlaştırmacı huzurunda uzlaştıkları, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin olmadığını imzalı olarak beyan ettiği, uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası uyarınca uzlaşma halinde tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; savcılık aşamasında uzlaşmanın sağlanmış olmasının diğer zarar sorumlularını sorumluluktan kurtarmadığını, davacı ile diğer tarafın uzlaşma teklifini karşılıksız kabul ettiklerini ve uzlaşmadan sonra artık birbirlerinden talepte bulunamayacaklarını kayıt altına aldıklarını, diğer zarar sorumlularından tazminat talep etmeyecekleri yönünde bir kabul beyanı veya uzlaştırmacı tarafından yapılmış hatırlatma bulunmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre uzlaşma tutanağı ve uzlaşma raporunun davacı tarafça imzalandığı, uzlaşma neticesinde takipsizlik kararıyla soruşturmanın sona erdiği, davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında imzalanan uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olduğu, uzlaşmanın sağlanması nedeniyle soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın isabetli bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma koşullarının sağlanmadığını, davacıya hukuki haklarının hatırlatılmadığını, davanın uzlaşma sağlanması nedeniyle reddine dair kararın hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu oluşan trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası gereğince tarafların uzlaştığı, davacının uzlaşma sırasında herhangi bir alacağının kalmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı CMK'nın 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Şu durumda, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra olaşan yeni yasal durum dikkate alınarak inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19201, K. 2023/13589, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama