KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/19653 E., 2023/597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/344-2021/346
- Sayısı
- 2021/İHK-14256
- Hüküm/karar
- Tarafların itirazlarının reddine / Davanın kısmen kabulüne
- Sayısı
- K-2020/104428
Karar Metni
1.321 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin 24.10.2018 tarihinde gerçekleşen çift taraflı kaza sonucu daimi malul kaldığını, maluliyet tazminatı taleplerine ilişkin olarak davalı ... Şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep tutarını 140.591 TL’ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan ... plakalı araç için müvekkili şirketçe 12.06.2018 – 12.06.2019 tarihleri arasında 38834181 numaralı poliçe (Ek-1) ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilerek kusur durumunun netleştirilmesi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirim hususunun değerlendirilerek indirim yapılmasını, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunmuştur.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişi raporunun karara esas alarak, %20 hatır taşıması indirimi uygulandığı" gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüne, 112.473 TL'nin 25.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Doğa Sigorta A.Ş.’den tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, başvuru sahibi kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar için karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 14.635 TL’nin Doğa Sigorta A.Ş.’den tahsiline karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri
1- Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hatır taşıması indiriminin hatalı olduğunu belirtmiştir.
2- Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, emniyet kemeri takılmadığı ve ehliyetsiz/alkollü sürücünün aracına bilerek binildiğinden müterafık kusur indirimi gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalının vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında sürücü ile müvekkilin arkadaş ve yakın komşu olduğu sabit olup hatır taşıması indiriminin uygulanmasının kabul edilebilir olmadığını, %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirtilerek İtiraz Hakem Heyetinin kararının kaldırılması ve kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde.
Uyuşmazlık Hakem Heyetine ibraz edilen maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, başvuru sahibinin kazadan önce de parkinson hastalığına bağlı olarak bacağında engel bulunduğunu, trafik kazası ile başvuranın bacağındaki engelin ne oranda arttığının araştırılması gerektiğini, usul ve yasaya uygun bir şekilde maluliyet raporu tanzim edilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, ... tarafından hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığını, başvuran kişi için hesaplanan bakiye ... süresi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
başvurana TRH 2010 ölüm tablosundaki terminal yaş olan 99 yaşa kadar destek verildiğini, hesaplama esnasında formülasyon hatası yapıldığını, aktif dönem tarihlerinde mükerrer hesaplama yapıldığını, başvuranın müterafik kusuru bulunduğunu, hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamada müvekkil şirketin hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86 ,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi
3. Değerlendirme 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 24.07.2020 tarih ve 2020/1231 sayılı Sağlık Kurulu raporuna göre başvuranın özür oranının % 48 oranında olduğu bildirilmiştir. Ne var ki, anılan bu raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 24.10.2018 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplere davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19653, K. 2023/597, 18 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama