KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20503 E., 2023/6928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/283 E. 2021/369 K.
- Hüküm/karar
- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine/Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/253 Esas 2018/41 Karar
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.06.2011 tarihinde saat 00:05 sularında davalı idaresindeki kamyonun, davacıların babalarının idaresindeki aracın kaza yapmasına sebep olduğunu ve kaza nedeniyle vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre kamyon sürücüsünün asli kusurlu olarak tespit edildiğini, davacıların yaş itibariyle henüz hayatın başında olan kişiler olup manen ve madden dayanaksız kaldıklarını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, her bir davacı içi ayrı ayrı 50.000,00 TL menevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Groupama Sigorta A. Ş. vekili cevap dilekçesinde; 24.06.2011 tarihli trafik kazasına karışan aracın trafik poliçesi ile davalı şirket tarafından temin edildiğini, ilgili trafik poliçesi teminatı kapsamına göre teminatın 175.000,00 TL ile sınırlığı olduğunu, trafik sigortası poliçeleri meblağ sigortası niteliğinde olmayıp zarar sigortası niteliğinde olduğunu, poliçede gösterilen üst limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırılıp saptayarak ödeme yapılabileceğini, buna göre zararın saptanmamış olması halinde sigortacının ödeme yapmasının söz konusu olmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/856 esas 2016/816 karar sayılı ilamında; sanık ...'na maktülün ölümüne sebebiyet veren ikinci kazanın oluşumunda kusur atfedilemeyeceğinden bahisle beraat kararı verildiği, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümleri gereği alacak hakkının doğması için haksız bir fiil (eylem), kusur, zarar ve illiyet bağı mevcut olması gerektiği, davalı ...'nun kusurunun olmadığının Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile belirlenip Yargıtay ca da onanmış olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar istinafı; ceza yargılamasında kusur incelemesinin suçun manevi unsuru olan kast veya taksirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine yönelik olduğunu, bu sebeple ceza mahkemesinde verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacılardan ...'nın kazanın gerçekleştiği tarihte 24 yaşında ve üniversite öğrencisi olduğunu, kazada ölen babasının desteğinden yoksun kaldığını, bu nedenle davacılar lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken davalarının reddedilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile somut olayda davalı ...'nun eylemi ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığı,
böylelikle de ...'nun olayda kusurunun olmadığı belirlenerek beraatine karar verilmesi ve bu kararın da Yargıtayca onanarak kesinleşmiş olması karşısında davalının artık somut olayda sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden sürücünün yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 266'ncı ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, meydana gelen kaza sonucu olay günü polis memurlarınca tutulan kaza tespit tutanağına ek raporda birinci kazanın oluşumunda davalı ...'nun kural ihlali olduğu, ikinci kazada ise destek ...'nın kural ihlalinin bulunduğu belirtilmiş, ceza yargılamasında bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunda meydana gelen kaza nedeni ile davalı ...'nun asli kusurlu olduğu, davacıların desteği ...'nın ise tali kusurlu olduğu belirlemesi yapılmıştır.
Yine ceza yargılamasında 28.12.2012 tarihinde düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda ise davalı ...'nun asli ve ağırlıklı derecede kusurlu olduğu, davacıların desteği ...'nın ise tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkemece kazaya ilişkin kusur raporu düzenlenmemiş, ceza mahkemesi kararı ile davalı ...'nun kusurunun olmadığı belirlendiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Şu durumda, mahkemece dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20503, K. 2023/6928, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama