İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20654 K.2023/13388

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/20654Karar2023/13388Tarih12 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.179 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/20654 E., 2023/13388 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1977 Esas -2021/596 Karar
Davalılar
1-... A.Ş. Vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ...
Dahili davalı
Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ...
Dava tarihi
04.04.2011
Hüküm/karar
Davanın kısmen kabulüne/davacı vekilinin, davalı ..., davalı ... davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin istinaf talebinin kabulüne
Mahkemesi
Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2011/149 Esas-2020/216 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.179 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili , davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekili, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı, davalı ... ve ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

03.04.2009 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacı müvekkilinin kullandığı motosiklete şerit ihlali yaparak çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sırasında müvekkilinin kullandığı motosikletin kullanılamaz ... geldiğini, olay tarihi itibariyle yaklaşık değerinin 2.000,00 TL civarında olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin sol ayağı, kolları, dizleri ve kalçasından ağır derecede yaralandığını, ciddi tedaviler gördüğünü, ameliyatlarının halen devam ettiğini, sakat kalma durumunun olduğunu, şimdiye kadar tedavileri,

bakım ve ihtiyaç giderleri geliş-gidişleri için 25.000,00 TL harcama yaptığını, kazadan önce inşaatçı olması sebebiyle çalışamaz duruma geldiğini, manevi olarak da zarar gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle tedavi gideri talebini 27.844,56 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 27.357,03 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada hiç bir kusurunun bulunmadığını, şerit ihlali yapmadığını, kaza tespit tutanağı bulunmadığını, kaza yeri terk bildirim tutanağının iddiaları ispat edecek nitelikte bir delil olmadığını, davacının idaresindeki aracın motosiklet olup E sınıfı ehliyetin otobüs kullanacaklara verildiğini, bu nedenle davacının motosiklet kullanma ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; 6111 sayılı yasanın 25.02.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, bu kanunun 1.maddesinde bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının belirtildiğini, bu nedenle davacının tedavi giderine ilişkin talebini doğrudan SGK'dan istemesi gerektiğinden müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, kusur ve maluliyet oranının ispatı gerektiğini, davadan önce başvuru yapılmış ise de fatura asılları, rapor, kusur raporu ibraz edilmediğinden talebin değerlendirilemediğini ve manevi tazminatın poliçe teminat dışında olduğundan sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kazasında davacının kusuru olmadığı, karşı aracın %100 kusurlu olduğu İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan raporda davacının %28 sürekli iş göremezlik, 9 ay iyileşme süresinin belirlendiği, tedavi giderleri için rapor alındığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun yargılama sırasında davaya dahil edildiği, belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu,

dava dilekçesi incelendiğinde davacının tedavi, bakım ve ihtiyaç giderleri ile geliş gidişler için ve motosikletinin kullanılamaz ... geldiğinden değeri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat talep ettiği;

davacı tarafın mahkemeye sunduğu ıslah dilekçesi ile de tıbbi tedavi giderlerinin toplamı 27.844,56 TL’nın, 26.09.2014 tarihli raporda müvekkilinin geçirdiği trafik kazasına bağlı geçici iş görmezlik zararı olan 27.357,03 TL’nın, kaza esnasında kullanmış olduğu aracın pert olmasından kaynaklı araç hasar bedeli olan 2.000 TL’nın toplamı olan 57.201,59 TL maddi tazminat talep ettiği, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle,

davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.699,20 TL belgeli tedavi giderlerin olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...

Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 10.175,36 TL belgesiz tedavi giderlerinin davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren, diğer davalı ... şirketinden ise temerrüt tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4.973,22 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren, diğer davalı ... şirketinden ise temerrüt tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının araç hasar bedeli talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... A.Ş. vekili, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde. 15.11.2013 tarihli ve 16.02.2015 tarihli beyan dilekçelerinde geçici ve sürekli iş görmezlik taleplerinin bulunduğunu, sürekli ve geçici iş görmezlik zarar kalemlerinin ıslah edilmek suretiyle talep edildiğini ve eksik harcın yatırıldığını, 18.02.2020 tarihli celsede bilirkişi raporunda hesaplanan zarar kalemleri yönünden ıslah talebinde bulunduklarının zapta geçirildiğini,

mahkemece 2 nolu ara kararla " bilirkişi raporunda tespit edilen 200.479,72 TL değerden dava değeri olan 40.000,00 TL mahsup edildikten sonra bakiye kalan 160.479,72 TL bedel üzerinden tespit edilen 2.740,59 TL harcın tamamlanması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde tamamlanmadığı takdirde Harçlar Kanunu 31. madde uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına," şeklinde ara karar kurması üzerine ıslaha konu eksik harcın süresinde yatırıldığını ve ıslah talebinde bulunulduğu hususunun zapta geçirildiğini, bu sürecin mahkemece görmezden gelindiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; tedavi giderlerinden müvekkil sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, tedavi giderlerinden 6111 sayılı yasa gereği SSK'nın sorumlu olduğunu belirtmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili istinaf dilekçesinde.

2918 Sayılı Yasanın 98. maddesindeki değişiklikle sigorta şirketlerinin trafik kazalarında tedavi giderlerinden sorumluluğunun ancak maddenin 2. fıkrasında belirtilen aktarımların yapılmasıyla gerçekleşebileceğini, aktarımların yapılıp yapılmadığına ilişkin bilginin dosyada mevcut olmadığını, mahkemece davalı kurum açısından kabul edilen maddi tazminat miktarıyla ilgili diğer davalıların sorumluluğunun ortadan kalkmadığını, bu meblağ yönünden SGK ile birlikte diğer davalıların da müşterek müteselsil sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca hükmedilen miktara kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasının da hatalı olduğunu,

SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun kazadan sonra yasa ile getirilen bir sorumluluk olup kaza tarihinde bir sorumluluk ya da temerrütten söz edilemeyeceğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri bakımından diğer davalılarla ortak bir hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, yukarıda bahsedilen kanun değişikliği olay tarihinden sonra yapıldığından ve dava öncesi kuruma müracaat da olmadığından SGK tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirtmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; olay yeri terk tutanağından başka hiç bir somut delil bulunmadığını, kaskın olmadığı da açık iken 8/8 müvekkiline kusur izafe edildiğini, davacı tarafın motorsiklet ehliyeti olmadığı da gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, somut bir rapor ve delile dayanmadan, 15 kez fizik tedavi ve gider makbuzu sunulmadan tedaviye ilişkin yol gideri hakkında bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini, SGK kayıtlarında bazı günler tam gün çalıştığı açıkça görülür iken, sanki hiç çalışamamış gibi 9 ay gibi bir zaman için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın makul olmadığını belirtmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olup somut hiç bir delili olmadığını, kazaya dair sadece kaza yeri terk tutanağı bulunmakta olup kaza yeri terk tutanağının kazanın oluş şekli konusunda delil niteliği taşımadığını, davacının motosiklet ehliyeti bulunmadığını, davacının özellikle belgesiz tedavi masraflarının hesaplanmasının tamamen bilirkişinin kendi takdir ettiği miktarlara göre yapıldığını ve dayanaksız sonuçlar olduğunu, mahkemece bu raporlara dayanılarak 10.175,36 TL belgesiz tedavi masrafına hükmedildiğini,

02.07.2013 tarihli raporda davacının 5 kez operasyon geçirdiği ve her operasyondan sonra 15 seans fizik tedavi görmesi gerektiği belirtilerek herhangi bir dayanağı olmayan sadece varsayımlar üzerine hesaplamaların yapıldığını, yol masraflarının çok yüksek değerlerden hesaplandığını, ayrıca hesap hatası yapıldığını, bilirkişinin 2.250,00 TL gibi ilginç bir hesaplama yaptığını, davacı lehine hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın müvekkilini yoksulluğa düşürmeye davacıyı ise zenginleştirmeye yönelik olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin dava dilekçesinde trafik kazası nedeniyle müvekkilinin kullandığı motosikletin kullanılamaz ... geldiğini, olay tarihi itibariyle yaklaşık değerinin 2.000,00 TL civarında olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin sol ayağı, kolları, dizleri ve kalçasından ağır derecede yaralandığını, ciddi tedaviler gördüğünü, ameliyatlarının halen devam ettiğini, sakat kalma durumunun olduğunu, şimdiye kadar tedavileri, bakım ve ihtiyaç giderleri geliş-gidişleri için 25.000,00 TL harcama yaptığını,

kazadan önce inşaatçı olması sebebiyle çalışamaz duruma geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği daha sonraki aşamalarda maddi tazminat kapsamında kalan zarar kalemlerinin açıklanmadığı, bilirkişi raporuna karşı verdiği 15.11.2013 tarihli beyan dilekçesinde geçici iş göremezlik zararının hesaplanmasını istediği, 16.02.2015 tarihli ıslah dilekçesinde tedavi gideri talebini 27.844,56 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 27.357,03 TL'ye yükselttiği ıslah dilekçesinde sürekli iş göremezlik talebinde bulunmadığı,

davacı vekilinin sonraki aşamalarda duruşmalarda ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulünü talep ettiği, daha sonra sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı bilirkişi ek raporunun tebliğine rağmen sürekli iş göremezlik zararı yönünden ıslah dilekçesi verilmediği, 18.02.2020 tarihli duruşmada sürekli iş göremezlik zararı yönünden ıslah talebinde bulunduğunu belirtmediği,

davacı vekili tarafından 16.02.2015 tarihli ıslah dilekçesinde sürekli iş göremezlik talebinde bulunulmadığı halde ve sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı bilirkişi ek raporunun tebliğine rağmen sürekli iş göremezlik zararı yönünden ıslah dilekçesi verilmediği ve bu zarar kaleminin açıkça ıslah edilmediği halde mahkemenin 18.02.2020 tarihli celsede eksik harcı tamamlaması için davacı vekiline sehven süre verildiği ve davacı vekilince de ıslah edilmeyen sürekli iş göremezlik zararına ilişkin harcın yatırılması dava ve ıslah dilekçesiyle talep etmediği sürekli iş göremezlik zararı konusunda davacıya hak bahşetmediği,

dava dilekçesinde ve sonraki aşamalarda verilen beyan dilekçelerinde talep edilmeyen maluliyet tazminatı ıslahla da talep edilemeyeceği gibi HMK 176. maddesinde aynı dava içerisinde sadece 1 kez ıslah yoluna başvurulabileceği, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde talep edilmeyen sürekli iş göremezlik zararı hakkında hüküm tesis edilmemesi doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı ... şirketi ile işleten ve sürücünün sorumlulukları devam ettiğinden davalı ... vekilinin belgesiz tedavi giderlerinden sorumlu olduğu,

eldeki davanın 6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden sonra 04.04.2011 tarihinde açıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden hüküm kurulmaması gerekirken dava açılırken hasım gösterilmeyen SGK'nın sonradan davaya dahil edilerek hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı,hüküm altına alınan 10.000,00 TL manevi tazminatın kazanın oluş şekli, kaza tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı, kusur durumu ve kusurun ağırlığı karşısında yüksek olmayıp makul ve ılımlı olduğu gerekçesiyle;

davacı vekilinin, davalı ... şirketi vekilinin, davalılar ve vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.175,36 TL belgesiz tedavi giderleri ile 4.973,22 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren, diğer davalı ... şirketininden ise temerrüt tarihi olan 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, SGK hakkındaki dahili dava dilekçesinin usulden reddine, sgk hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının araç hasar bedeli talebinin ve fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı sürücü ile karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat ile araç hasarı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme: 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde açıkça sürekli iş göremezlik talebinde bulunmadığı ve aynı dava içerinde bir kez ıslah yapılabileceği anlaşıldığından davalıların sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulamayacağına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20654, K. 2023/13388, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20654
Karar No
2023/13388
Tarih
12 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/20686 K.2023/9299
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20693 K.2023/12953
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/20696 K.2023/10240
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20699 K.2023/12971
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20742 K.2023/10156
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/20751 K.2023/10646

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.