İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21415 K.2023/2761

Taraflar arasındakinda tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelenmesi sonucunda, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/21415Karar2023/2761Tarih2 Mart 2023Okuma6 dk · 1.223 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/21415 E., 2023/2761 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2023
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/303 Esas-2021/457 Karar
Hüküm/karar
Davanın kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.223 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındakinda tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelenmesi sonucunda, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, 04.09.20211 tarihinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacı sürücünün yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 300.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 31.03.2021 tarihli dilekçesiyle talebini toplam 36.289,49 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemenin 16.10.2024 tarihli ve 2014/603 esas, 2014/614 karar sayılı kararı ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 14.02.2019 tarih ve 2016/6294 Esas 2019/1466 Karar sayılı ilamında; " kesin süreye rağmen davacı maluliyet raporu alınması için hazır edilemediğinden, bu konuda davacı tarafa yeniden süre verilemez ise de; yaralanmalara ilişkin tedavi gördüğü hastanede tüm evraklarının celbi ile bu evraklar üzerinden inceleme yapılmak üzere adli tıp kurumu 3- ihtisas Dairesinden veya en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından veya Adli Tıp Şube Müdürlüğünden davacının iş gücü kaybının tespiti yönünden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk derece mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda; davanın kabulü ile 26.289,49 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.08.2012 tarihinden itibaren yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğunu, ıslah edilen kısmın faiz başlangıcı olması gerektiğini, hesaplamada PMF tablosunun kullanılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp, malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428 maddesi, 438 maddesinin 7,8 ve 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesini 2 nci fıkrası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 60 ıncı ve 46 ınca maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları,

3. Değerlendirme 1. TBK'nın 49 uncu maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72 nci maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.

Buna karşılık, 2918 sayılı KTK'nın 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, ikinci fıkrasında ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesi ile 3.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.03.2021 tarihli dilekçe ile HMK'nın 107 nci maddesi uyarınca talebini artırdığını bildirmiş, anılan dilekçenin davalıya tebliği üzerine davalı tarafça ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğu savunulmuş, mahkemece; anılan dilekçenin HMK'nın 107 inci maddesi uyarınca talep artırım dilekçesi olduğu, HMK'nın 107 nci maddesinin ikinci fakrası maddesi uyarınca zamanaşımının söz konusu olmadığı gerekçesi ile davalının savunmasının reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Öncelikle, eldeki davada HMK'nın 107/2 hükmünün uygulanması ve bu dilekçenin talep artırım dilekçesi olarak kabul edilebilmesi için davanın belirsiz alacak davası olarak açılması gereklidir.

Eldeki davanın açılış tarihi 10.08.2012 olup, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesiyle; mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak davası kabul edilmiştir.

6100 sayılı Kanunun 107 nci maddesine göre, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir, ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.

6100 sayılı Kanun ile birlikte, yukarıda belirtilen çerçevede belirsiz alacak davası açma imkanı tanınarak, belirsiz alacaklar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilmiş; bununla bağlantılı olarak da hukuki yarar bulunmadan kısmi dava açma imkanı sınırlandırılmakla birlikte, tamamen kaldırılmamıştır.

Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.

Kanunun kısmi dava açma imkânını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür.

Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir.

Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.

Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir. Buna göre mahkemece, davanın kısmi dava türünde olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, ıslaha ilişkin sunulan 31.03.2021 tarihli dilekçenin talep artırım dilekçesi olarak kabulü doğru değildir.

Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; eldeki dava belirsiz alacak davası olmayıp kısmi dava olduğuna göre 31.03.2021 tarihli dilekçe, belirsiz alacak davalarında söz konusu olan talep artırım dilekçesi olmayıp ıslah dilekçe mahiyetindedir. Buna göre de; davaya konu kaza 04.09.2011 tarihinde gerçekleşmiş, ıslah dilekçesi ise 31.03.2021 tarihinde verilmiştir.

Davaya konu trafik kazası sonucunda eylem, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında kalmakta olup, aynı yasanın 66/1-5 maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Buna göre eldeki davada ıslah tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresi dolmuştur. Hal böyle iken, mahkemece ıslah ile artırılan miktarın reddine karar verilmesi gerekirken, talebin kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

2. Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21415, K. 2023/2761, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. Iıı.mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21415
Karar No
2023/2761
Tarih
2 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21431 K.2023/4598
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21488 K.2023/3373
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21523 K.2023/3626
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21559 K.2023/2777
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21639 K.2023/4507
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/21696 K.2023/1101

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.