KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21466 E., 2023/12921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1305 E. 2021/693 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü-İstinaf Başvurularının Esastan Reddi
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Akbank T.A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sürücüsü, davalı Akbank T.A.Ş.'nin işleteni, davalı ....'nin zorunlu trafik sigortacısı ve davalı ...Ş.'nin kasko sigortacısı olduğu aracın, 05.12.2012 tarihinde davacının yönetimindeki araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile 250.000,00 TL manevi tazminatın,
davalı ... şirketleri yönünden dava tarihinden poliçe kapsamı ve limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 12.06.2018 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından 21.427,02 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesine; davacının manevi tazminat talebinin davalı ... poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını, faiz yönünden sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesine; davacının maddi tazminat taleplerinin öncelikle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatı kapsamı dahilinde olduğunu, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Akbank T.A.Ş. vekili cevap dilekçesine; davacı tarafından talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, maluliyeti kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre davalı ...'in %100 oranında kusurlu bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 01.11.2017 tarihli rapora göre davacının maluliyetinin oluşmadığı, iyileşmesinin ise olay tarihinden itibaren 9 aya kadar süreceğinin tespit edildiği,
davacının manevi tazminat talebinin davalı ... şirketleri teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın, davalılar ..., Akbank T.A.Ş. ve Mapfre Sigorta AŞ yönünden kabulü ile 21.427,02 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı .... bakımından dava tarihinden, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı .... yönünden açılan davanın reddine,
manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Akbank T.A.Ş.'den kaza tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Akbank T.A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirtmiştir.
Davalı Akbank T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş bulunduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur ve maluliyet değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacının yaralanma şekli ve niteliği vb. göz önüne alındığında takdir edilen manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı Akbank T.A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni, zorunlu trafik sigortacısı ve kasko sigortacısı olduğu aracın 05.12.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı karşı araç sürücüsünün maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesine göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; kaza tarihi, davacının yaralanma şekli, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu bulunması ve davacı sürücünün meydana gelen kazada kusurunun olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21466, K. 2023/12921, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama