KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22167 E., 2023/10465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/482 E., 2021/1190 K.
- Hüküm/karar
- Davacıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine/Davanın Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/881 E., 2018/914 K.
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.09.2011 tarihinde, müvekkili Türkan’ın eşi, müvekkili Reva’nın ise babası olan desteğin sevk ve idaresindeki, davalı tarafından İMMS ile sigortalı aracın, önünde seyreden kamyona arkadan çarpması neticesinde, desteğin vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde vefat eden ...’un kusurlu olduğunu, kaza yapan aracın davalı tarafından 1.000.000,00 TL’ye kadar manevi zararlar için sigortalı olduğunu belirterek, müvekkili ... için 90.000,00 TL, Reva Ertop için 60.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalından tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın 18.01.2011-03.11.2011 tarihleri arasında, Birleşik Kasko Sigorta poliçesinde, İMMS dahil sigortalandığını, İMMS Genel Şartlarında teminat dışı sayılan halleri düzenleyen maddede “a) Sigortalının kendisinin uğrayacağı zararlar, b) Aracı sevk ve idare edenin, aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler, c) İşletenin veya aracı sevkedenin eşinin, usul ve füruunun (kendisi ile evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların) ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler” sigorta teminatı kapsamı dışında sayıldığını,
davacıların zararlarının da bu nedenle sigorta teminatı kapsamında olmadığını ve müvekkilinin sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminata ilişkin olduğu ve davacının İMMS kapsamında davalıdan manevi tazminat talep ettiği, davacı ...'ın eşi, davacı ...'nın babası olan ve kazada vefat eden ...’un davalı tarafından İMMS ile sigortalanan aracın sürücüsü olduğu ve alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, İMMS Genel Şartlarında "İşletenin veya aracı sevk edenin eşinin, usul ve furuğunun uğrayacağı zararlar dolayısı ile taleplerin teminat dışında olduğu," bu nedenle davacıların davasında haksız olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.
İMMS’nin, ZMMS limitlerini aşan zararlardan sorumlu olmasına göre genel şartlardaki düzenlemelerin İMMS içinde geçerli olduğunu, manevi zararların ise İMMS kapsamında bir teminat olmayıp, ancak ek sözleşme ve ilave prim ile sigortaya dahil edildiğini, bu nedenle ilave prim ile sigorta kapsamına alınan manevi tazminat talebi yönünden İMMS Genel Şartlarının uygulanamayacağını, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin kararında da, tam kusurlu araç sürücüsünün vefatı nedeniyle yakınların İMMS kapsamında manevi tazminat talep edebileceğinin, kabul edildiğini kaldı ki kanun ile belirlenen teminat dışı kalan hallere ilave yapılamayacağını,
müvekkillerinin manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kazaya karışan aracın sürücüsünün kaza anında davacıların murisi ... olup, kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunmasına, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2017 tarihli, 2014/23319 Esas-2017/4697 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 3-a, b ve c bentlerinde açıkça "Sigortalının Kendisinin Uğrayacağı Zararlar ve Aracı Sevk ve idare edenin,
aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler ile İşleten veya aracı sevk edenin usul ve fürunun veya birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararların teminat dışında kaldığının" belirtilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin İMSS poliçesi teminatı kapsamında bulunmamasına, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu" gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunu konu ettiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22167, K. 2023/10465, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama