KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22274 E., 2023/2682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/415 Değişik İş, 2021/429 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/12549
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Reddine
- Sayısı
- K-2021/34600
Karar Metni
1.237 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacının sunulan rapora göre %10 oranında malul kaldığını, davalı şirketin yaptığı ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, iş kazası olması nedeni ile tazminattan peşin sermaye değeri düşülebileceğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş 01.03.2021 tarihli dilekçesi ile 56.066.35 TL sürekli ve 752.63 TL geçici iş göremezlik olmak üzere talebini yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk müessesinin uygulanmadığını, usule uygun başvuru yapılmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, kazanın iş kazası olması nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyeti kabul etmediklerini, yeni genel şartlar gereğince aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, olayda müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini,
davalı şirketin yapmış olduğu ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini olayın iş kazası olması nedeniyle yapılan ödemenin dikkate alınması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faize hükmedilemeyeceğini, tarifeye göre 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın talebinin kabulü ile 56.818,00 TL tazminatın 02.08.2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsili ile başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usule uygun düzenlenmiş maluliyet raporu ile davadan önce başvuru yapılmadığından dava şartı eksiği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyetin yüksek belirlendiğini, tazminat hesap biçiminin ve esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem kararına esas alınan maluliyet raporunun sigorta şirketince talep edilen yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat dahilinde olduğunu, müterafik kusura ilişkin davalı tarafça delil sunulamadığını, tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunu belirterek davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; iş kazası olduğunu, gelir bağlanması durumunda mükerrer ödeme olacağını o nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu durumun mümkün olmaması nedeni ile davadan el çekilmesi gerektiğini , gelirin hatalı kabul edildiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu ve vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi tarafından hazırlanan rapor kaza tarihi olan 01.02.2014'te yürürlükte olmayan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmıştır. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki sadece %60 oranındaki maluliyeti belirlemek için düzenlenmiş olduğundan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünde rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dosya kapsamında davaya konu kazanın iş kazası olduğuna dair bilgi ve belge bulunmamakta ise de davacı vekili dava dilekçesinde olayın iş kazası olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvuru yapıldığını ancak henüz sonuçlanmadığını belirtmiş olup olayın iş kazası olduğunun tarafların kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. ... tarafından bu hususta bir araştırma yapılmamış olup dayanağı belli olmayan peşin sermaye değeri olarak bildirilen rakamın hesaplanan tazminattan düşülmesi suretiyle ulaşılan sonuç tazminata hükmedilmiştir.
Şu durumda, SGK Başkanlığı'na yazı yazılarak davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan yapılıp yapılmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması halinde kazanılmış haklar dikkate alınarak ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nisbi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22274, K. 2023/2682, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama