İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/23070 K.2023/14109

Taraflar arasındaki hayat sigortasından kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/23070Karar2023/14109Tarih26 Aralık 2023Okuma7 dk · 1.483 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/23070 E., 2023/14109 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2023
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2017/58 E., 2019/510 K.
Hüküm/karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.483 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Taraflar arasındaki hayat sigortasından kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının miras bırakanı ı'nın Halkbank Hürriyet Şubesi'nden kullandığı tüketici kredisi sonucunda davalı şirket tarafından hayat sigortası yapıldığını, miras bırakanın 18.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, davacı tarafından davalıya yapılan müracaatın reddedildiğini belirterek ölüm tarihinde kredinin bakiye borcu olan 23.957,66 TL'nin avans faiziyle birlikte davalı ... Emeklilik A.Ş.'den tahsiline ve Halk Bankası A.Ş. yönünden tüketici kredisine mahsubuyla kalan bakiyenin krediyi ödemeye devam eden mirasçılarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Hayat ve Emeklilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı olduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, davacıdan başka mirasçıların da bulunması nedeniyle davanın tüm mirasçılar tarafından açılması gerektiği, davaya konu sigorta poliçesi üzerinde davalı ...'nin daini mürtehin kaydı bulunduğunu, sigortalının bankaya olan borcunun ödenip ödenmediği,

kredi borcunun kapatılıp kapatılmadığı araştırılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yapılan araştırmalar sonucunda sigortalının sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının bulunduğu ve bu hastalığa bağlı olarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, sigortalının sağlık beyan formundaki sorulara olumsuz yanıtlar verdiğini, bu nedenle ölüm nedeni ile gizlenen hastalık arasında illiyet bağı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı olduğunu, ticari dava sayılması nedeniyle ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, mirasçılık belgesinde sabit olduğu üzere davacılar dışında mirasçıların olduğunu, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerektiğini, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, diğer mirasçıların dahil edilmesi için süre verilmesi gerektiğini, davalı bankaya husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, murisin poliçeden kaynaklı haklarına dain ve mürtehin sıfatıyla birinci derecede lehtar tarafın banka olduğunu, bu nedenle öncelikli alacaklı konumda olduğunu,

bu nedenle ilk olarak davalı bankanın kredi borcunun ödenmesi gerektiğini, aksi halde davaya muvafakat etmediklerini, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/727 Esas, 2016/586 Karar sayılı ve 27.05.2016 tarihli kararıyla, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.12.2016 tarihli ve 2016/18283 Esas, 2016/12037 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş;

dosyanın gönderildiği Bursa 2. Tüketici Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına kazandırılan tedavi evrakları ile alınan bilirkişi raporuna göre murisin hayat sigortası yapıldığı sırada ölümüne neden olan rahatsızlığı bulunduğunun belirlendiği, sigorta poliçesinde yer alan sağlık beyan formu incelendiğinde matbu bir formun muris tarafından yalnızca imzalandığı, cevap kutucuklarının hazır bir biçimde işaretlenmiş olduğunun anlaşıldığı, sözleşme yapılırken taraflar arasında bir müzakerenin olduğunun anlaşılamadığı,

bu nedenle murise doğrudan sorulan hastalığı ile ilgili sorulara murisin kasten gizleyerek beyanda bulunduğunun ispat edilemediği, sigorta şirketi tarafından sigortalının beyanlarının araştırılmasının mümkün olduğu, buna rağmen böyle bir araştırma yapılmadığı, murisin de sağlık beyanı konusunda kasıt değil ancak ihmalinin bulunduğu, sigorta poliçesi birinci yıl vefat teminatı tutarı olan 25.432,00 TL'den muris ile sigorta şirketinin müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 12.716,00 TL sigorta tazminatı tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...

Emeklilik A.Ş.'den tahsili ile davacı murisi 'nın, diğer davalı ... AŞ'nin Hürriyet Şubesinden kullandığı 21.10.2015 tarihli 25.000,00 TL tutarlı kredi borcuna mahsup edilmek suretiyle ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Hayat ve Emeklilik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacı dışında murisin başka mirasçılarının da olduğunu, tüm mirasçıların zorunlu dava arkadaşı olduklarını, davacının tek başına eldeki davayı açmasının hatalı olduğunu, murisin poliçe tarihinden evvel kalp hastalığının bulunduğunun tedavi evraklarından sabit olduğunu, murisin hastalığını bildirmeyerek doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ölüm nedeni ile gizlenen hastalık arasında illiyet bağı olduğunu, sigorta poliçesi üzerinde bankanın rehin hakkı olduğunu, bu nedenle daini mürtehin bankanın kayıtsız ve şartsız muvafakatinin alınması gerektiğini, aksi halde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının muhatabının diğer davalı sigorta şirketi olduğunu, davalı bankanın rehin hakkı olması nedeniyle öncelikli alacaklı konumunda olduğunu, davaya muvafakat vermediklerini, davacı ile birlikte diğer tüm mirasçıların birlikte bu davayı açmaları gerektiğini, yarı yarıya yapılan kusur değerlendirmesinin kabul edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortaları Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nun 1435 inci maddesi ile sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü, "Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" denilmek suretiyle düzenlenmiş ve bu yükümlülüğün kapsamı belirlenmiştir.

Gerek TTK'nun 1435 inci maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.

Sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise, TTK’nın 1439 uncu maddesinde "(1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440 ıncı maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur.

Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez." 1439 uncu maddenin ikinci fıkrasında ise. "Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır.

Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder" şeklinde düzenlenmiştir.

Poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin ve sigortacının TTK'nun 1435 ve 1439 uncu maddedeki hükümlerin uygulanabilmesi için de sigortalının gizlediği iddia olunan hastalık ile riziko (ölüm) arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir.

Somut olayda, davacılar murisinin kullanmış olduğu tüketici kredisi nedeniyle 17741993 numaralı tüketici kredisi grup hayat sözleşmesinin davalı ...

Hayat ve Emeklilik A.Ş. tarafından düzenlendiği, sigortanın başlangıç tarihinin 21.10.2015, bitiş tarihinin ise 21.10.2018 tarihi olduğu, sigortalının poliçenin yürürlük süresi içerisinde 18.01.2016 tarihinde vefat ettiği, kredi grup hayat sigortasındaki 1. yıl vefat teminatının 25.432,00 TL olduğu, 18.01.2016 tarihli ölüm belgesinde kişinin ölümünün akut myokard enfakstüsü nedeniyle gerçekleşmiş olduğu, sigorta başlangıç tarihinden geriye doğru murisin tedavi evraklarının incelenmesinde, murisin ölüm nedeni olan söz konusu kalp damar hastalığı tanısının poliçe tarihi olan 21.10.2015 tarihinden önce (2006 yılında) konulmuş olduğu,

murise 2006 yılında kronik iskemik kalp hastalığı, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalık (kalp damar hastalığı) tanılarının konulduğu, bu tarihten bu yana da tedavi gördüğü, mütevaffanın hastalığının sözleşmenin yapılmasından önce ve sözleşme yapıldığı sırada mevcud olduğu ve ölüm sebebi ile önceden beyan edilmeyen rahatsızlık arasında illiyet bağının bulunduğu, bu durumun mahkemece alınan 14.11.2018 tarihli bilirkişi heyet raporuyla da tespit edildiği anlaşılmıştır.

Şu halde; murisin sözleşme tarihi öncesinde hipertansiyon, kronik kalp hastalığı öyküsü olduğu, tedavisinin devam ettiği anlaşılmakla, sigorta sözleşmesi imzalanırken sigortalının sağlık beyanı bölümündeki sağlık ile ilgili tüm sorulara “HAYIR” cevabını verdiği ve murisin bu bildirimde imzasının olduğu hususları da gözetildiğinde, mahkemece; sigorta sözleşmelerinin karşılıklı iyiniyet ve güven esasına dayalı olarak kurulan sözleşmeler olduğu; güven ve iyiniyet ilkesi ile yasal düzenlemeler (TTK 1435 ve devamı md.) gereği, sigorta yaptıranın önemli tüm hususları poliçenin tanzimi sırasında sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu;

davacılar murisi sigortalının poliçe tanziminden önce ölüme sebep olan hastalığını sigortacıya bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü ile davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Bozma nedeni ve şekline göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekli görülmemiştir.

V. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23070, K. 2023/14109, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23070
Karar No
2023/14109
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/23143 K.2023/9335
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23157 K.2023/10633
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/23212 K.2023/9590
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/23214 K.2023/13778
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/23225 K.2023/8424
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/23233 K.2023/13449

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.