KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/23152 E., 2023/715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/635 D.İş, 2021/635 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-24733
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Reddi/ Davanın Kısmen Kabulü
- Sayısı
- K-2021/52071
Karar Metni
1.365 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin davacı ...'ya yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların kızının yolcu olduğu davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile 26.11.2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek davacı anne için 57.000,00 TL ve davacı baba için 42.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hatır taşımasının mevcut olduğunu, hatır indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... raporunda TRH 2010 tablosu progressif rant sistemine göre davacılar için hesaplanan tazminat tutarından sigorta şirketi tarafından davacılara öncesinde yapılan ödemenin güncel tutarı düşülerek bakiye tazminat tutarının belirlendiği, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği" gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile davacı ... için 52.631,66 TL, davacı ... için 10.392,07 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahiplerine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamanın PMF tablosu kullanılarak yapılması gerektiğini, müteveffa için evlilik yaşının yüksek belirlendiğini ve müteveffa üniversite öğrencisi olduğundan yetiştirme gideri hesaplanmasını, hatır taşımasının mevcut olduğunu, karşı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davalı vekilinin bilirkişi raporuna iliraz elmemiş olması başvuru sahibi açısından usulü müktesep hak yarattığı gibi davalı da cevap dilekçesinde TRH tablosu kullanılması gerektiğini savunduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden müteveffanın menfaatine yapılan bir taşımanın olmadığı anlaşıldığı, ... bakımından hüküm altına alınan miktar bakımından her durumda tam vekalet ücretine hükmetmek gerektiği, ... için hükmedilen vekalet ücreti açısından Sigortacılık Kanunu'nda geçen talepte bulunanalar ifadesi teknik olarak başvuru sahibini ifade ettiğinden ve kanun hükmünün alt normlarla değiştirilmesinden bahsedilemeyeceği" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirket tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle yapılan bilirkişi hesaplamasında, ödeme tarihindeki veriler kullanılarak hesaplama yapılmadığını ve eksik ödeme hesaplandığını, öncelikle ödeme tarihi itibariyle Yargıtay’ın TRH 2010 bakiye yaşam tablosu kullanılmalı kararı mevcut olmadığını, aksine tüm içtihatlarında PMF 1931 bakiye yaşam tablosu kullanılması gerektiği belirtildiği, davalı şirketin 2020 yılında ödeme yapmış olduğu,
TRH 2010 tablosunun kullanılmasına dair Yargıtay ilamının bu dönemden sonra verildiğini, ödeme tarihindeki verileri kullanarak ödemenin eksik ödeme olup olmadığının tespitinin sadece ücretler yönünden olmayıp, o tarihteki mevcut hukuki durumu da içermesi gerektiğini, müteveffa için evlilik yaşının yüksek belirlendiğini ve müteveffa üniversite öğrencisi olduğundan yetiştirme gideri hesaplanmasını, hatır taşımasının mevcut olduğunu, karşı taraf lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin yolcusu olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Davalı vekilinin davacı ...'ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacı ... için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 10.392,07 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır.
2. Davalı vekilinin davacı ... ...'ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karara esas aktüer raporunda ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan zarar ile yapılan ödemenin yetersiz olmasına, rapor tarihi verilerine göre yapılan hesap sonucu ortaya çıkan zarar miktarından yapılan ödeme tutarının güncellenerek tenzil edilmesine, karara esas aktüer raporundaki hesaplama yönteminin ve diğer unsurların usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacıların desteği ...'nın yolcu olduğu davalıya sigortalı araç sürücüsünün verdiği ifadede, kızının arkadaşlarını alarak ...'de misafir etmek için yola çıktıklarını, Salihli'ye giderken kazanın meydana geldiğini beyan etmiş, araç içindeki diğer yolcular da benzer ifadeler vermiştir.
Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücünün kızı ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşının babasına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
c. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'ya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (2-b) ve (2-c) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23152, K. 2023/715, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama