KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25358 E., 2023/12243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/483 E., 2019/318 K.
- Mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı birleşen dosya davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın 08.07.2010 tarihinde sokak arasında bulunan elektrik tellerine çarpmak suretiyle bu tellerin bağlı olduğu iki konutta yangına sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini, her iki konutta meydana gelen toplam 7.472,00 TL hasar bedelinin zarar görenlere müvekkili tarafından ödendiğini, olay yerini terk nedeniyle hasarın sigorta teminatı kapsamının dışında kaldığını belirterek 7.472,00 TL hasar bedelinin kendi sigortalısı olan davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/805 Esas sayılı birleşen davada; yangında Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ.'nin %50 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek kusur oranına isabet eden 3.736,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin İnegöl'de ikamet etmesi nedeniyle İnegöl Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazada müvekkiline ait aracın kusurunun bulunmadığını, olayda kusurun, kablonun sarkması ve standart araç yüksekliğinden düşük seviyede olmasından sorumlu olanlara ait olduğunu, meydana gelen zarar ile olay yerinin terk edilmesi arasında illiyet bağı olmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin Beyoğlu olması nedeniyle davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davaya konu iddia edilen olayın ve oluşan zararların müvekkili ile ilgisinin olmadığını, bu konuda müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmaksızın tek taraflı olarak yapılan hasar tespitine göre ödeme yapılmasının ve devamında rücu davası açılmasının kabul edilemeyeceğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.2013 tarihli ve 2011/639 Esas, 2013/304 Karar sayılı kararıyla; sigortalı aracın olay yerini terk etmesinin ve sadece olay yerinde bulunmamasının sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermeyeceği, hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davalı ...'a yönelik asıl davanın reddine; davalı ... AŞ.'ye yönelik birleşen davanın kabulü ile 3.736,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... şirketi vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.09.2015 tarihli ve 2013/20057 Esas, 2015/9854 Karar sayılı ilamı ile; ''...Birleştirme kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemece bilirkişi raporunun ve son duruşma zaptının davalı .... vekiline tebliğe çıkarıldığı, davalı vekiline 15.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin iki haftalık süre içerisinde verdiği 29.05.2013 tarihli cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK.'nun 116. maddesi gereği yetki itirazı ilk itirazlardan olup, aynı Kanun'un 117/3 maddesince ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanır. Yetki itirazı değerlendirilmeden mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. O halde, davalı .... vekilinin yetki itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru gorülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre, davacı ... şirketi vekili ile davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmadan sonra Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/12 esasına kaydedilen dosyada verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/483 esasına kaydedilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas 19.12.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda kazanın oluşumunda davacı şirkete sigortalı davalı araç malikinin % 50 oranında ve davalı ... idaresinin % 50 oranında kusurlu oldukları, ancak davalı sigortalı araç sürücüsünün olay mahallini terk etmesine rağmen çağrılması ile aynı gün olay sonrası kolluk güçlerine ifade verdiği ve kaza tutanağına uyan beyanı ile kusurunu kabul ettiği, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre sigortalı aracın olay yerini terk etmesi ve sadece olay yerinde bulunmamasının sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkı vermediği,
hal böyle olunca davalı sigortalı araç maliki yönünden davanın reddi gerektiği, diğer davalı .... yönünden ise meydana gelen hasardaki kusur oranına tekabül eden 3.736,00 TL üzerinden davanın kısmen kabul kısmen reddi gerektiği gerekçesiyle;
davacının davalı ... yönünden asıl davasının reddine, birleşen dosya davacısının, birleşen davada birleşen dosya davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş'ye açmış olduğu davasının kabulü ile birleşen davada talep ettiği 3.736,00 TL nin ödeme tarihi 21.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'den alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayın ve oluşan zararın davalı şirket ile ilgisinin bulunmadığını, davalı şirkete herhangi bir başvuru yapılmaksızın tek taraflı olarak yapılan hasar tespitine göre ödeme yapılması ve devamında rücu davası açılmasının kabul edilemez olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, kök rapor ile ek rapor arasında bulunan çelişkinin giderilmediğini, iddiasını ispatla yükümlü davacının bu yönde somut delil sunmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın sokak arasında bulunan elektrik tellerine çarpmak suretiyle bu tellerin bağlı olduğu iki konutta yangına sebebiyet vermesi nedeniyle ödenen hasarın rücuen tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci) maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Davacı vekili, birleşen dava davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesi üzerine katılma yoluyla temyiz dilekçesi sunmuş olup, temyiz dilekçesi içeriğinde asıl dava davalısı ...'a yönelik ret kararının yerinde olmadığına yönelik temyiz talebinde bulunduğu ve gerekçeli karara yönelik de süresinde temyiz talebi bulunmadığından davacı vekilinin birleşen dava davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesi üzerine sunduğu katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; birleşen dosya davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle birleşen dava davalısı Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25358, K. 2023/12243, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama