KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26195 E., 2023/7130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/830 E., 2020/192 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.711 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
26.06.2004 tarihinde davacılardan ...’in sürücüsü olduğu davacı ...’a ait araç ile davalılardan ...’ın sürücüsü, ...’nın işleteni ve sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada davacılardan sürücü... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan davacılar..., ... ve ...’nin yaralandığını ve aracın hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ...için 2.047,00 TL araç hasar tazminatı, ... için 103,20 TL tedavi ve ilaç bedeli, 1.000,00 TL işgöremezlik tazminatı, 5.000,00 TL manevi tazminat, ... için 21,80 TL tedavi ve ilaç bedeli, 1.000,00 TL işgöremezlik tazminatı,
5.000,00 TL manevi tazminat, ... için 91,22 TL tedavi ve ilaç bedeli, 1.000,00 TL işgöremezlik tazminatı, 5.000,00 TL manevi tazminat, ... için 1.000,00 TL işgöremezlik tazminatı, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı ... yönünden maddi tazminat bakımından sigorta limitleriyle sınırlı kalınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacılardan... için maddi tazminat talebini 70.220,85 TL’ye yükseltmiş, yargılama sırasında tedavi giderlerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (eski unvanı İsviçre Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalının sorumluluğunun sigorta poliçesi ile sınırlı olduğunu, teminat miktarının aşılamayacağını, temerrüdün söz konusu olmayacağını, manevi tazminattan sigortacının sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi giderlerinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalılardan ... ve ...; cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2016 tarihli 2011/206 E., 2016/159 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 2.047,00 TL maddi tazminat, ... için 769,21 TL maddi tazminat, ... için 153,01 TL maddi tazminat, ... (...) için 101,66 TL maddi tazminat, ... ... (...) için 70.220,85 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden maddi tazminat bakımından sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından ise olay tarihi olan 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacılardan ... için 4.000,00 TL, ... ... (...) için 10.000,00 TL, ... (...) için 1.000,00 TL,
... için 1.250,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten olay tarihi olan 26.06.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili ile belirtilen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar vekili tedavi giderlerinden duruşmada feragat ettiğinden bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı davalı ... (eski unvanı İsviçre Sigorta A.Ş.) vekili temyiz isteminde bulunmustur.
2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarihli 2016/8601 E., 2019/4184 K. sayılı kararı ile "1-6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 2.047,00 TL, davacı ... için 769,21 TL, davacı ... için 153,01 TL, davacı ... için 101,66 TL maddi, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.250,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden temyiz eden davalı bakımından kesin niteliktedir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-...Somut olayda, çift taraflı trafik kazası 26.06.2004 tarihinde meydana gelmiş, bir kısım davacılar yaralanmıştır. Dava 07.06.2011 tarihinde açılmıştır.
Malüliyetlerinde gelişen durum bulunmadığına göre dava tarihi itibariyle (olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga) 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesindeki ceza üst sınırı gözetilerek aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçtiği açık olup, davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde de zamanaşımı def'i ileri sürülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davalı ... vekilinin süresindeki zamanaşımı def'i dikkate alınarak işin esasına girilmeden, zamanaşımı def'i hususunda olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Yine davacı vekili tarafından 20.10.2014 harç tarihli dilekçe ile talebin ıslah edildiği, davalı tarafında süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davalı tarafın ıslah talebinin zamanaşımına uğradığı ile ilgili defi yönünde olumlu ya da olumsuz karar verilmeksizin hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrasında yapılan yargılamada yukarıdaki anlatımlar ışığında 2011/206 Esas 2016/159 Karar sayılı dosyada verilen ve miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılan davacı ... için 2.047,00 TL maddi, ... için 769,21 TL maddi, ... ... için 153,01 TL maddi, ... ... için 101,66 TL maddi tazminatlara ilişkin bozma öncesi verilen aynen infazına, davacı ... için 1.000,00 TL manevi,
... için 1.250,00 TL manevi tazminata olay tarihi olan 26.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği, bununla birlikte davaya konu çift taraflı yaralamalı trafik kazası 26.06.2004 tarihinde meydana gelmiş, iş bu tazminat davasının ise 07.06.2011 tarihinde açıldığı,
davacıların malüliyetlerinde gelişen durum bulunmadığına göre dava tarihi itibariyle (olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga)765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesindeki ceza üst sınırı gözetilerek aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçtiği açık olup, davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde de zamanaşımı def'i ileri sürdüğü anlaşılmakla,
davalı ... vekilinin süresindeki zamanaşımı def'i dikkate alınarak davacılar... ... için açılan maddi ve manevi tazminat ve ... için açılan manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 2.047,00 TL maddi, ... için 769,21 TL maddi, ... ... için 153,01 TL maddi, ... ... için 101,66 TL maddi tazminata ilişkin mahkemece bozma öncesi verilen 2011/206 Esas, 2016/159 Karar sayılı dosyada verilen kararın aynen infazına, davacı ... ... için 1.000,00 TL manevi,
... ... için 1.250,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacılardan... ... için açılan maddi ve manevi tazminat ve ... için açılan manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin hatalı olduğunu, dava tarihi ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını, davaya konu olayda 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda belirlenen zamanaşımı süresinin uygulanmasının doğru olmadığını, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğini, zamanaşımı süresinin zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusu kişiyi öğrenmesi ile başlayacağını,
davacılardan... ...'ın ağır yaralanması ve maluliyetinin devam etmesi sebebiyle anılan davacıya ilişkin zararın kapsamının ancak alınacak kesin bir rapor ile öğrenilebileceğini, davacılardan... ... yönünden ıslahla artırılan kısım zamanaşımına uğrasa bile en azından dava dilekçesi ile talep edilen 1.000,00 TL tutarındaki miktarın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın tamamen reddinin doğru olmadığını, ıslah tarihi olarak ıslah harcının yatırıldığı tarihin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, mahkemenin 25.02.2016 tarihli kararında davacılardan ... lehine 4.000,00 TL, ... ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini,
buna karşılık mahkemenin 18.06.2020 tarihli kararında... ... ve ... lehine açılan manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiğini, manevi tazminat isteminin davalı ...'nin sorumluluğunda olmadığını, manevi tazminat talebinin diğer davalılar ... ve ...'i ilgilendirdiğini, anılan davalılar ilk kararı temyiz etmediğinden onlar bakımından manevi tazminat miktarının kesinleşmiş olduğunu, dava açılırken davacılardan ... için 5.000,00 TL, ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğinden zamanaşımına uğramasının da söz konusu olmayacağını,
bu nedenle davacılardan ... ve... ... yönünden manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı 26.06.2004 tarihli trafik kazası sonucu aracı hasar gören ve yaralanıp malul kalan davacıların araç hasar tazminatı, sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46, 49, 60 ıncı maddeleri, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 459 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ile 102 nci maddesinin 4 üncü fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinin 2 nci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davaya konu trafik kazasının 26.06.2004 tarihinde meydana geldiği, davanın 07.06.2011 tarihinde açıldığı, davacılardan... ...'ın (...) maluliyetinde gelişen durum bulunmadığı, davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu,
dava tarihi itibariyle (olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga) 765 sayılı TCK'nun 459 uncu maddesinin 2 nci fıkrasındaki ceza üst sınırı gözetilerek aynı Kanunun 102 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçtiği, buna göre davacılardan... ...'ın (...) maddi tazminat davasının davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından, mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2011/206 E., 2016/159 K. sayılı kararının davalı ... (eski unvanı İsviçre Sigorta A.Ş.) vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarihli 2016/8601 E., 2019/4184 K. sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece verilen 25.02.2016 tarihli ilk karar kesinleşmiş olup anılan davalılar yönünden bozmadan sonra mahkemece 18.06.2020 tarihli 2019/830 E., 2020/192 K. sayılı karar ile yeniden hüküm kurularak davacılardan... ... (...) için açılan maddi ve manevi tazminat davası ile ... için açılan manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
O halde davalılardan ... ve ... yönünden mahkemece verilen 25.02.2016 tarihli ilk kararın kesinleştiği anlaşılmasına göre, anılan davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de bozma ilamı ve mahkeme gerekçesi uyarınca davalı ... yönünden davacılardan... ... (...) için açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi şeklinde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26195, K. 2023/7130, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama