KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/70 E., 2022/10487 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Davalılar
- 1-İSKİ Genel Müdürlüğü vekili Av. ...
- Mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı İSKİ vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı İSKİ vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; davacıya ait züccaciye malzemesi deposunun aşırı yağışlar sonucu kanalizasyondan geri tepen sular nedeniyle ıslanmak ve kırılmak suretiyle hasara uğradığını, davalıların bakım sorumluluğunu yerine getirmediğinden kusurlu olduğunu belirterek, 297.855,00 TL hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı İSKİ vekili; olayda kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davaya konu olayda kusur ve sorumluluğu bulunmayan İBB hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı İSKİ hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 147.486,54 TL tazminatın olay tarihi olan 03/06/2014'ten işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalı İSKİ vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı İSKİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri re'sen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına göre, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı İSKİ'nin sorumluluğundaki atık su hattından geri tepen suların, davacıya ait işyerinde neden olduğu hasar bedelinden oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının züccaciye malzeme deposu olarak kullandığı, bina bodrum katında bulunan yeri, 15/03/2013 tarihinde kiralamak suretiyle kullandığı; davaya konu olay tarihindeki aşırı yağışlar sonucu, kanalizasyondan geri tepen pis suların, davacının kullanımındaki depoya dolması ile hasarın oluştuğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacının kullandığı deponun bulunduğu binada pis suların geri tepmesini önleyici sistemin bulunmadığı ve yapıya ait projede "sığınak" olarak görünen yerin, davacıya depo olarak kiralanmak suretiyle projeye aykırı kullanımı nedeniyle, zararın meydana gelmesinde bina malikinin %50 oranında; davalı İSKİ'nin ise sorumluluğundaki atık su tesisinin bakım sorumluluğunu yeterince yerine getirmemiş olması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirilen 12/10/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu esas alınıp, %50 davalı kusuruna denk gelen tazminata karar verildiği görülmektedir.
Dava dışı bina malikine ve davalı İSKİ'ye kusur atfı yapılan bilirkişi heyeti raporu uygun görülmekle birlikte, zarar doğurucu olayın oluşumunda, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı mahkemece de kabul edilmiş olup, anılan kabul yerindedir.
Ne var ki; zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde % 50'şer kusur ve sorumluluğu bulunan davalı İSKİ ve dava dışı bina maliki karşısında, zarar gören 3. kişi konumunda olan davacıya karşı, bina maliki ve davalı İSKİ'nin zararın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları gözetilmeden karar verilmiştir.
Müteselsil sorumluluğun cari olduğu durumlarda, zarar gören, zararının tamamını herbir müteselsil sorumludan talep etme hakkına sahip olduğundan, zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmayan davacının talep edebileceği tazminattan, dava dışı bina malikinin % 50 kusuruna denk gelen oranda indirim yapılması doğru değildir.
Diğer yandan; davacının kiracı sıfatıyla kullandığı taşınmazın, yapı projesinde "sığınak" olarak düzenlendiği, (projesine aykırı biçimde) taşınmazı depo olarak kiralayıp kullanan davacının, zararın doğmasında bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu gözetilmelidir. Zira; davacı, yaşanabilecek zararlandırıcı olaylarda maddi kayıp yaşamamak için, emtiasını depolamak amacıyla kullandığı taşınmazı seçerken basiretli davranıp özenli hareket etmeli; bu yükümlülüklerine uygun hareket tarzını benimsemediği durumda da tam tazmine dair haklarının zayi olması sonucuna katlanmalıdır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde kusursuz olan davacıya karşı, dava dışı bina malikiyle birlikte müteselsil sorumlu olan davalı İSKİ'nin kusur indirimsiz tam tazminattan sorumlu olduğu; ancak, projesinde sığınak olarak düzenlenen taşınmazı kiralayıp kullanmak suretiyle davacının da zararın doğmasında müterafik kusurlu olduğu gözetilerek tazminat tutarından makul oranda müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesisi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/70, K. 2022/10487, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama