KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/9761 E., 2023/1324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 218/453-2020/395
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü/İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2016/26-2018/107
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 13.10.2009 tarihinde, davacının eşi ...'in kendi sevk ve idaresindeki traktör ile yaptığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, aracın 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri gereğince yaptırılması zorunlu olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin mevcut olmadığını, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun'un, 14 üncü maddesi uyarınca zorunlu trafik sigortası ile saptanan geçerli teminat miktarının Türkiye Sigorta ve ...
Şirketleri birliği nezdinde kurulan ... tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek destekten yoksun kalan 3. kişi olan müvekkili ... için 10.000,00 TL (belirsiz alacak) destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yargılama sırasında dava değerini 89.346,82 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava 6704 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açıldığından dava yoluna gidilmeden önce müvekkili kuruma yazılı başvuruda bulunulması gerektiğini, bu koşul gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, yine zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın ... plaka sayılı araç işleteni ...'a ihbar edilmesi gerektiğini, olayın karayolunda meydana gelmemiş olması halinde müvekkili kurumun sorumlu tutulamayacağını, kazada davacının murisi tam kusurlu olup davacının tazminat hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, alacak ve borçlu sıfatının birleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....davacının ölenin eşi olduğu, salt mirasçı sıfatıyla hareket etmediği, destekten yoksun kalan sıfatıyla 3. kişi konumu ile dava açtığı, destekten yoksun kalma tazminatının ölenin kusurundan ari, tamamen davacının sıfatından kaynaklanan bağımsız talep olduğu gözetildiğinde davalının sorumlu olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ... için hesap edilen 89.346,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 31.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 6704 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 26.04.2016 tarihinden sonra 31.05.2016 tarihinde dava açıldığından önce kurumlarına dava açılmadan başvurulması gerektiğini, 2009 yılında gerçekleşen kazada zamanaşımının dolduğunu, kendi kusuru ile kendi ölümüne sebebiyet veren sürücü yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin teminat dışında kaldığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"...davaya konu kaza tarihi 13.10.2009 olmakla, trafik poliçesi olmayan aracın karıştığı tek taraflı kaza yönünden kaza tarihinde yürürlükte olmayan (01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren) yeni Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın somut olayda uygulanmasının söz konusu olmamasına.
Yargıtay 17. HD'nin yerleşmiş içtihatları gereğince, somut olaya konu tek taraflı trafik kazasında davacılar murisi sürücü %100 kusurlu olsa dahi 3. kişi sıfatıyla dava açan mirasçılarına (somut olayda davacı eşine) kusurun yansıtılamayacak olmasına, bu itibarla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarih, 2017/17-1315 Esas, 2017/1239 Karar sayılı kararının somut olay yönünden uygulanmasının söz konusu olamayacak olmasına" göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tek taraflı kazada ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9761, K. 2023/1324, 7 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama