KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10026 E., 2025/8620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1179 E., 2022/1089 K.
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.02.2017 tarihinde sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine kasko poliçesi ile sigortalı bulunan davacının maliki olduğu aracın, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle gerçekleşen tek taraflı kazada hasar gördüğünü, davalı kasko şirketine ihbarda bulunulduğunu, sigorta şirketinin hasar bedelini ödemediğini, davacının aracı serviste yaptırdığını belirtip, oluşan 48.378,33 TL hasar bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın beyan edilen yer ve zamanda meydana gelmediğinin tespit edildiğini, taleplerin Kasko Sigortası Poliçesi teminatı dışında kaldığını, aracın diagnoz testi sağlandığını, kazanın 25.02.2017 tarihinde gece 23.57'de meydana geldiğinin tespit edildiğini,
kaza esnasında aracın sürücüsü olduğunu ve 26.02.2017 günü saat 07:30 sıralarında kendisinin yaptığını beyan eden fakat airbaginin 25.02.2017 günü saat 23:57’de açılmış olduğu tespit edilince de ifade değiştirerek ikinci bir beyanla kazayı airbagin açıldığı saatte yaptığını beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunan ...'nın aracın sürücüsü olmadığını, kaza anında aracın sürücüsünün bilinmeyen bir kişi olduğunu, Kasko Sigortası Genel Şartları A.10 maddesi uyarınca teminat dışı kalan zararlara ilişkin haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihbar ve bilgilendirme yükümlüğünün tam anlamıyla yerine getirilmediği ve kazada oluşan zararların kasko poliçesi teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince olayda sigortalı tarafından sigortacıya yapılan ilk başvuruda kaza saatinin farklı bildirildiği, sigortacı tarafından bu durum tespit edilince kaza saatine ilişkin yeniden beyan dilekçesi sunulduğu davacı sigortalının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden ispat yükünün yer değiştirdiği, bu çerçevede değerlendirme yapıldığında davacı sigortalı tarafından kaza anında araç sürücüsünün münhasıran alkolün etkisinde iken araç kullanmadığı hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri; Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın kasko teminatı içinde kaldığını, Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacıya ait aracın sürücüsünün kaza yerini Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiğinin ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığının, davacı sigortalı tarafından ispat edilememesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10026, K. 2025/8620, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama