KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10304 E., 2023/9854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/209 E., 2022/242 K.
- Hüküm/karar
- Usulden reddine/Esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/197 E.-2021/335 K.
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... Burak ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Diğer taraflardan gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.09.2023 Salı gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; TEB Bank A.Ş. ile ... Çorapçılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında kredi genel sözleşmeleri imzalandığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı ... Çorapçılık A.Ş. aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5813 sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davacı tarafından icra dosyasının temlik alındığını, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulleri diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Çorapçılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İflas Masası adına İflas İdaresi üyelerinin cevap dilekçesinde; davalı borçlunun iflasına karar verildiğini, tasarrufun iptaline konu olan hakların İflas Masası'na intikal ettiğini, davacının davayı açma ve takip yetkisi bulunmadığını beyan ederek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı borçlunun imzalanan kredi genel sözleşmesinde müteselsil kefil olduğunu, müteselsil kefil olduğunun müvekkili tarafından bilinemeyeceğini, ticaret ile uğraşan müvekkillerinin kar elde etmek amacı ile dava konusu yerleri satın aldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacının eldeki davayı takip edebilmesi için İflas İdaresi'nden İİK'nun 245 inci maddesi gereğince yetki alması gerektiği ancak İflas İdaresi tarafından, davacıya davayı takip etme hususunda muvafakat verilmediği, gelinen aşamada davacının davayı takip edemeyeceği, İflas İdaresi'nin davaya katılımının sağlandığı, kendilerince de davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği" anlaşıldığından davanın taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, iş bu dava açılırken iflas kararının kesinleşmediğini, dava açılırken husumet yönünden dosyada herhangi bir sıkıntı bulunmadığını, işbu davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, bu sebeple aleyhe vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacıya İcra ve İflas Kanunu'nun 245. maddesi gereğince iş bu davayı takip etme yetkisinin verilmediğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'e verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İflas eden şirketin ticaret sicilden kaydı silinmedikçe dava ve taraf ehliyeti devam eder. Davanın takibinin iflas masasınca yapılması müflis şirketin dava ve taraf ehliyetinin sona erdiği anlamına gelmez. Davacı eldeki davayı müflis şirkete karşı iflas kararı verildikten ve fakat bu karar kesinleşmeden önce açmıştır. İflas kararı dava açıldıktan sonra kesinleşmiş ve İİK 245 inci madde uyarınca davayı takip yetkisi iflas masasına geçmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre iflas kararının kesinleşmesinden sonra dava ister iflas masasınca takip edilsin isterse iflas masasının vereceği yetkiye istinaden davayı açan alacaklı tarafından takip edilsin yargılama sonucunda hüküm iflas masası lehine veya aleyhine kurulur.
Somut olayda, davacı davayı müflis şirkete karşı iflas kararı verildikten ve fakat bu karar kesinleşmeden önce açmış, dava devam ederken iflas kararı kesinleşmiştir. İflas masası davayı kendisi takip etmediği gibi takip hususunda alacaklı davacıya da yetki vermemiştir. Devam eden davalarda iflas kararı kesinleştikten sonra hüküm iflas masası hakkında kurulacağından eldeki davada da kararın iflas masası hakkında verilmesi gerekirken davacı alacaklı hakkında verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle Derece Mahkemelerince verilen kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönünde tezahür eden görüşüne iştirak edemiyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10304, K. 2023/9854, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama