KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10716 E., 2024/12620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/595 - 2021/593
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.12.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2019 tarihinde yaya olan davacıya plakası tespit edilemeyen bir araçtan fırlayan tekerin çarpması neticesinde davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında talebini 210.867,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın plakası tespit edilemeyen aracın kusuru ile gerçekleştiğinin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne ve 210.867,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS yaptırma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı somut delillerle ispat edilemediğinden talebin reddi gerektiğini, usule uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle temerrüde de düşülmediğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinde yaşı küçük olan davacının anne ve babasının gözetiminde olduğundan sorumlulukları nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kusurun en fazla %50 oranında belirlenebileceğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminatın hesaplama tekniğine ilişkin davacının temyizi bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 25.11.2020 tarihli maluliyet raporu; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %17 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak 10.07.2019 kaza tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10716, K. 2024/12620, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama