KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11321 E., 2024/10021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/347 Değişik İş, 2022/394 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü / İtirazın Reddi
- Sayısı
- K-2022/7762
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ye kasko sigortası ile sigortalı müvekkiline ait aracın 26.02.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkiline ait aracın %100 kusurlu olduğunu, yapılan yazılı başvuruya rağmen sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen hasar onarım bedeli nedeniyle şimdilik 5.100,00 TL ve 1.226,13 TL ekspertiz ücretinin sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 58.325,97 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru tarihi itibariyle taleplerin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren 45 günlük süre dolmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan incelemede uyumsuz hasar tespitinin yapıldığını, müvekkili şirketin iskonto sözleşmeleri bulunduğunu, işlem gören parçalara iskonto uygulanması ve muadil parçalarla hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya KDV dahil edilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla temerrüt faizi olarak yasal faizin uygulanması gerektiğini,
temerrüdün KTK'nın 98 ve 99 uncu maddelerine göre belirlenebileceğini, başvuran lehine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde söz konusu vekalet ücretinin AAÜT uyarınca belirlenen tutarın 1/5'i olacak şekilde hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, sigorta kuruluşunun KDV dahil 58.325,97 TL hasar bedelinden sorumlu olduğu, TTK'nın 1426 ncı maddesi gereğince başvuru sahibinin aracında oluşan hasar miktarı dikkate alındığında 600,00 TL ekspertiz rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olduğu, ekspertiz ücretinin yerleşik Yargıtay içtihatları ile kabul edildiği üzere delil tespitine yönelik yargılama giderlerinden olduğu,
somut olayda başvuru sahibinin sigorta şirketine başvurduğu 02.06.2021 tarihinden itibaren 45 gün sonrası olan 18.07.2021 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, hesaplanan tazminata bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, "1.
Başvurunun kabulü ile 58.326,00 TL (KDV dahil) hasar tazminatının 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Türkiye Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine ödenmesine, 2. HMK’ nın 442. maddesinin 4. fıkrası gereğince; başvuru sahibi tarafından ödenen 874,00 TL başvuru ücreti, 400,00 TL bilirkişi ücreti, 600,00 TL ekspertiz rapor ücreti ve 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.882,50 TL’nin Türkiye Sigorta A.Ş.’ den alınarak başvuru sahibine ödenmesine,
3. Başvuru sahibi vekil ile temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesi ve Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası gereğince 8.382,38 TL vekalet ücretinin Türkiye Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine ödenmesine" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; muacceliyet süresi dava şartı olup bu şart sağlanmaksızın başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ıslaha karşı itirazlarını yapamadıkları için savunma haklarının engellendiğini, uyuşmazlık konusu başvuran tarafından açıkça belirlendiğinden başvurunun kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, itiraza konu kararda hükmedilen tazminatların zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, iskonto uygulanması ve muadil parçalarla hesaplama yapılması gerektiğini,
hesaplamaya Katma Değer Vergisi (KDV) dahil edilmesinin hatalı olduğunu, işçilik bedellerine KDV hesap edilmesinin tümden hatalı olduğunu, ekspertiz ücretinin teminat kapsamı dışında olduğunu, başvuran lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde söz konusu vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenen tutarın 1/5’i olacak şekilde hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketince ileri sürülen 45 günün tazminat borcunun her hâlükârda muaccel olacağı tarihi ifade ettiğini, ıslah dilekçesinin sisteme giriş yapılması halinde sistem üzerinden taraflara e-posta ile bilgilendirmesinin yapıldığı bu durumda dilekçenin sistem üzerinden incelenmesi mümkün iken ıslah işlemine karşı herhangi bir beyanda bulunulmadığı, kısmi dava açılmasında hukuki menfaatin bulunduğu, servis iskontosu uygulanması ve sigorta şirketinin KDV ödeme sorumluluğunun bulunmadığına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı,
ekspertiz ücretinin sigorta şirketinden yargılama gideri olarak tahsilinde isabetsizlik görülmediği, başvuru sahibi vekili lehine tam vekâlet ücreti uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; muacceliyet süresi dava şartı olup bu şart sağlanmaksızın başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ıslaha karşı itirazlarını yapamadıkları için savunma haklarının engellendiğini, uyuşmazlık konusu başvuran tarafından açıkça belirlendiğinden başvurunun kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, itiraza konu kararda hükmedilen tazminatların zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, aracın hasarı incelenmeden ve tamirin mümkün olup olmadığı araştırılmadan görüş oluşturulduğunu,
raporda kaza ile nedensellik bağı olmayan parçaların hesaplamaya dahil edildiğini, iskonto uygulanması ve muadil parçalarla hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya KDV dahil edilmesinin hatalı olduğunu, işçilik bedellerine KDV hesap edilmesinin tümden hatalı olduğunu, ekspertiz ücretinin teminat kapsamı dışında olduğunu, başvuran lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde söz konusu vekâlet ücretinin AAÜT tarifesi uyarınca belirlenen tutarın 1/5’i olacak şekilde hesaplanması gerektiğini, kararda kabul edilen faiz oranının hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin ve ekspertiz rapor ücretinin tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan " 8.382,38 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11321, K. 2024/10021, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama