KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1151 E., 2023/2827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/248 E., 2021/617 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulüne
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının mühimmat nakli için görevlendirildiği sırada aracın tekerinin patlaması sonrası kaza geçirdiğini yaralandığını, 04.06.2014 tarihinde TSK'da görev yapmaz raporu aldığını, söz konusu yaralanmaya istinaden %50 maluliyeti oluştuğunu idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu, olayın kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlikten dolayı 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 01.03.2016 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 90.398,45 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.03.2016 tarihli ve 2014/532 Esas, 2016/165 karar sayılı kararıyla; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi tazminat davasının kabulü ile 90.398,45 TL tazminatın olay tarihi olan 14.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasında; 10.000,00 TL anlamında dava sırasında ödeme yapıldığı sonucuna varıldığından ve ödenen nakdi tazminat maddi ve manevi zarar karşılığı olup, manevi tazminatın bölünmesi mümkün olmadığından bu miktar için ödeme sebebi ile davanın konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına, bakiye miktar için talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesi 12.12.2019 tarih ve 2018/1999 Esas 2019/11924 Karar sayılı ilamında; "... 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, davacı için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezliği nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, bilirkişi raporunun tanzimini takiben toplam 90.398,45 TL. olarak talebini ıslah etmiştir. Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek, hüküm kurulurken talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, davacının bakıcı gideri talebinde bulunmadığı dikkate alınmaksızın bakıcı giderine de hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmakla bozma ilamının dışında kalan hususlarda verilen hükümlerin kesinleştiği ve davalı lehine kazanılmış hak meydana getirdiği, bozma ilamının yalnızca talebin aşılarak hüküm kurulduğundan ve davacının bakıcı gideri talebinde bulunmadığı halde bakıcı giderine hükmedildiğinden bahisle yapıldığı, bu doğrultuda yapılan incelemeye göre karar verildiği,
ikinci defa ıslah yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 90.398,45 TL'nin 14.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat talebi hakkında daha evvel verilen hükmün bozma dışında tutularak kesinleştiği anlaşıldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozmadan önce yapılan yargılamada davacının vazife malulü olarak değerlendirildiğini, mahkemece verilen ilk karardan sonra davacının vazife malullüğünün mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu yeni durum sonucunda maddi tazminatın 181.740,53 TL olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme Kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında verilen tüm dilekçelerini tekrar ettiklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının maluliyetinin sona erdiği gerekçesiyle aylığın kesilmesine ilişkin idare mahkemesi kararının kesinleştiğini, davacının sağlam olduğu TSK'da görev yapabilir raporu alındığını, davacının maluliyet hali sona erdiğinden davacının yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesap raporunun fahiş olduğunu, illiyet bağının kesilmesini gerektirir nedenlerin araştırılması gerektiğini, idarenin üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, müterafik kusur konusunda araştırma yapılması gerektiğini,
faiz türü, başlangıç tarihi ve yargılama giderinin hatalı olduğunu, davacı talebini 181.740,53 TL'ye çıkarmış olup reddedilen kısım için vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminatın reddedilen kısmı için vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme Kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının işleteni olduğu aracın karıştığı kazada yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1151, K. 2023/2827, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama