KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11577 E., 2025/7245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/699 E., 2022/1502 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
19.09.2018 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı sürücü yönetimindeki araçta yolcu konumunda olan davacının eşi ...’nın meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, davacı sağ eşin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, müteveffanın araçta yolcu konumunda olup herhangi bir müterafık kusurunun bulunmadığını, aktüerya hesabı yapılırken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasına muvafakat ettiklerini, 11.10.2018 tarihinde davalı ... şirketine tazminat talepli olarak başvuru yaptıklarını,
davalı ... tarafından talep edilen evrakların 05.11.2018 tarihinde sigorta şirketine teslim edildiğini, ancak sigorta şirketinin ödeme yapmadığını ve temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... için 75.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 16.10.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 111.723,47 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının evlenme ihtimali bulunduğu göz önüne alınarak indirim yapılmasını talep ettiklerini, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından davalı ... şirketine tebliğ edilmeyen delillerin olduğunu, kusur durumunun incelenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin tespiti gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni davacının destekten yoksun kaldığının anlaşılması nedeni ile davanın kabulüne, 111.723,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 24.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; desteklik olgusunun ispat edilemediğini, kusur belirlemesini kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun olduğunu, evlenme ihtimalinin daha yüksek hesaplanması gerektiğini, destekten yoksun kalan tüm kişilere hesaplamada pay ayrılması gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden yolcunun eşi olan davacının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının desteğin eşi olması nedeni ile desteklik olgusunun ispat edilmiş olmasına, tek taraflı kazada kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, davacının yaşı nedeni ile evlenme ihtimali düşülmemesinin isabetli olmasına, başvuru şartının yerine getirilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11577, K. 2025/7245, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama