KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12197 E., 2024/9959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/439 D.İş, 2022/439 K.
- Hüküm/karar
- Kabul/İtirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilmesi
- Sayısı
- K-2022/29591
Karar Metni
1.272 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile başka bir aracın 30.01.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 44.621,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, olay sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemelerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre davacının zararını belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek başvurunun kabulüne, 44.621,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu kazanın aynı zamanda iş kazası olduğunu, bu nedenle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen miktarın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, davacının yük taşıma aracı olan kamyonette istiap haddini aşarak seyahat etmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, müvekkilinin başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığının davalı tarafından ispat edilmediği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, kazanın istiap haddi aşılması nedeniyle meydana geldiği veya davacının başkaca müterafik kusuru olduğu yönünde somut delil bulunmadığı, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazının reddine karar verildiği,
ancak davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası gözetilmeyerek fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olması nedeniyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, kazanın oluş şekli dikkate alındığından istiap haddi aşımı ile kazanın oluşu arasında illiyet tespit edilememiş olmasına, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına, İtiraz Hakem Heyetince maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 25.08.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı, vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan
rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu olaya ilişkin soruşturma dosyasında yer alan ifadelerden sigortalı aracın sürücüsü, davacı ve beraberindekilerin inşaatta çalıştığı, olay günü havanın yağışlı olması nedeniyle erken paydos verdikleri, davacının çalıştığı inşaat firması tarafından haricen satın alınan araç ile evlerine döndükleri sırada kazanın meydana geldiği ve davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetince bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12197, K. 2024/9959, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama