KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12235 E., 2024/9973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/678 Değişik İş – 2022/681 Karar
Karar Metni
1.202 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
19.01.2020 tarihinde davacının içinde bulunduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 236.485,33 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 15.809,15 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 2.634,86 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
26.07.2021 tarihinde sigorta şirketinin davacıya 25.731,00 TL ödeme yaptığını bu ödeme ile sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, medikal firmadan alınan rapor ile çeliştiğini, Adli Tıp Kurumu (ATK)'dan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, kusurun ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, bu kaza nedeniyle elde edilen gelir var ise bunun hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini,
hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile uzman aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının somut olayda uygulanamayacağını, kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmadığı araştırılarak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, alkollü olduğunu bildiği sürücünün kullandığı araca bindiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yine sürücü belgesi bulunmayan sürücünün aracına bindiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,
komisyona başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulması halinde karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 203.943,46 TL toplam tazminatın 25.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine göre düzenlenmiş olmasına, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmasına ve kazanın iş kazası olmamasına, kaza tespit tutanağı, taraf beyanlarına ve davacının yolcu olmasına göre kusur yönünden yapılan itirazlarının reddedilmiş olmasına,
hesaplamada hata bulunmamasına göre bu yönlere ilişkin itirazların reddine, vekalet ücretine yönelik itirazın ise kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine hükmedilen 22.726,04 TL vekalet ücretinin 5.100,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında düzeltilmesinin hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 26.07.2021 tarihinde yapılan 25.731,00 TL ödeme ile sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, medikal firma görüşü ile çeliştiğini, ATK'dan alınmadığını, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, olay sebebi ile elde edilen kazanımların tazminattan düşülmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, kusurun ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet yönetmeliğinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, progresif rant yöntemi ile hesaplamada hata bulunmamasına, hatır taşıması olmaması sebebiyle hatır indirimi yapılmamasında hata bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosyanın incelenmesinde, davacının bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep ettiği, davalının ise davacıya 26.07.2021 tarihinde 25.731,00 TL ödeme yaptığı, hakem heyetince hesaplanan tazminattan öncelikle kısmi ödemenin güncellenmiş miktarı olan 27.437,71 TL'nin düşüldüğü, bulunan sonuçtan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı ve ortaya çıkan tazminat miktarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, varılan sonuç Dairemiz içtihatlarına uygun bulunmamaktadır.
Davalı ..., gerçek zarardan sorumludur. Gerçek zararın kapsamı belirlenirken kısmi ödemeden evvel müterafik kusurun indirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacıya davadan önce davalı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince hesaplanan tazminattan öncelikle müterafik kusur indirimi yapılması daha sonra bakiye alacaktan yapılan kısmi ödemenin güncellenmiş halinin tenzil edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde önce kısmi ödeme mahsup edilmek suretiyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
21.10.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Borçlar Kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (TBK 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken birtakım veriler kullanılacaktır (Türüne göre zararın kapsamı-gelir-kusur ödeme varsa vs). Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir.
Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir.
Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır.
Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir.
Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. Hukuk Dairesi önceki içtihatları bu yöndedir.
Somut olayda hakem heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödemenin tenzil edilip daha sonra müterafik kusur indirimi yapılmış olması nedeniyle kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12235, K. 2024/9973, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama