KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12287 E., 2024/10329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/583 Değişik İş – 2022/604 Karar
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine zararın giderilmesi için başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 289.900,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; medikal firmadan alınan maluliyet raporunda maluliyetin bulunmadığının tespit edildiğini, medikal firma raporu ile davacı tarafından tek taraflı alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu (ATK)'dan rapor alınması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının belirlenmesi için de rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 289.900,00 TL sürekli iş göremezlik ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 290.000,00 TL tazminatın 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun, kaza ile maluliyet arasında illiyet kuran, aracın sürekli olduğunu belirten, heyette psikiyatri uzmanının da bulunduğu rapor olduğundan maluliyet raporuna yapılan itirazların yerinde olmadığını, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesap yapılmasında hata bulunmadığını, emniyet kemeri durumunun kaza tespit tutanağında belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun medikal firmaya denetlettirildiğini, maluliyet olmadığının belirlendiğini, tek taraflı alınan rapor üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, çelişkinin giderilmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir hata bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 17.03.2021 tarihli raporunda davacının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre "uyumsal bozukluktan" kaynaklı özür oranının % 51 olduğu rapor edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Öncelikle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'dir.
Ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği sadece %60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup %60'ın altında maluliyet bulunması halinde maluliyet oranı belirlenirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne ekli cetvellerin esas alınması gerekmektedir.
Bu bakımdan maluliyet oranı %51 olup, % 60 altında olduğundan raporda maluliyet tespit edilirken hangi cetvellerden yararlanıldığı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne ekli cetvellerin kullanıp kullanılmadığının açıkça belirtilmesi gereklidir. Rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Buna göre davacının yaralanmadan kaynaklı maluliyetinin tespiti için davacının güncel muayenesi yapılarak, davacının tüm tedavi evrakları getirtilip (kaza öncesinde psikiyatrik rahatsızlığının olup olmadığına dair tedavi belgeleri de sorularak ve maluliyet raporunda belirtilen bulguların kazanın oluş şekli ile karşılaştırılması suretiyle) değerlendirmek üzere Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde geçerli olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği (%60 altında maluliyet bulunduğundan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetvellerin kullanılması ile) hükümlerine göre temyiz eden davalının usuli
kazanılmış hakları gözetilerek, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu hususlarında bilirkişi heyetince kaza ile illiyet bağı kuran ayrıntılı, gerekçeli, tıbbi tespitleri içeren, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12287, K. 2024/10329, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama