KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12728 E., 2025/8702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1954 E., 2022/1089 K.
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ... tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve ...'ın oğlu, diğer davacıların kardeşi olan ... ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile 25.07.2016 tarihinde yaptığı çift taraflı trafik kazası nedeni ile vefat ettiğini, kazada kusurları olan davalı ...'nın sürücüsü olduğu, davalı ... ... sigortalı olan ... plakalı araç, davalı ...'in sürücüsü olduğu davalı ...
Şirketine sigortalı plakalı araç, kazaya sebep olan plakası tespit edilemeyen aracın kusuru bakımından davalı Türkiye Sigorta ve Resürans Şirketleri ve desteğin kullandığı kiralık aracın sahibi olan davalı ... Oto. Ltd.
Şirketinin zarardan müştereken sorumlu olduklarını, desteğin kullandığı araçta yolcu koltuğunda oturan kişinin hava yastığının açılmış olması nedeni ile hafif yaralandığını, ancak sürücü mahallindeki hava yastığı açılmadığından kazada desteğin hayatını kaybettiğini bu nedenle aracı kiralayan davalı şirketin de zarardan sorumlu olacağını, ayrıca desteğin kullandığı aracın yine davalı ...
Sigorta Şirketine sigortalı olduğunu beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada davacı ... ve ... için ayrı ayrı 500,00 TL'den toplam 1.000,00 TL destek tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL'den toplam 200.000,00 TL, diğer davacılar... ile ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkilinin kusuru olmadığı gibi kendisi de yaralanan davalının uzun süre tedavi gördüğünü, halen de tedavisinin devam ettiğini, davacıların acısını tazelememek için kimseden şikayetçi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; desteğin sürücüsü olduğu aracın sigorta şirketi olduklarını, sürücünün kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, ... plakalı araç poliçesine ilişkin olarak talepler bakımından ise söz konusu araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, zira kusur oranlarına göre sorumlu olacaklarını, hesaplama yapılacak olması halinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını, asgari ücretin esas alınmasını, manevi tazminat taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müteveffa ... ile müvekkili arasında 24.07.2016 tarihinde oto kiralama sözleşmesi imzalandığını, sonrasında aracın müteveffanın hakimiyetine girdiğini, kazanın desteğin tam kusuru neticesi meydana geldiğini, aracın sürücü mahallindeki hava yastığının açılmamış olması iddiasını kabul etmediklerini, aynıca bu tarz teknik arızalardan üretici firmanın sorumlu olduğunu, aracın müteveffaya 4 gün süre ile kiralandığını, 3 gün ve daha fazla süreli kira sözleşmelerinin uzun süreli olarak kabul edildiğini, kiracının da işleten olarak kabul edildiğini, davalının hiçbir kusur sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, usule uygun başvuru yapılmadığını, dava şartının şerine getirilmediğini, davacıların aktif dava ehliyetlerinin olup olmadığının belirlenmesini, davacının plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığından bahsettiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; limit ve kusur oranında sorumlu olduklarını, her halükarda müteveffanın müterafık kusuru nedeni ile indirim yapılmasını, destek iddialarının kanıtlanması, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, davalının kazada kusuru olmadığını hatta mağdur olduklarını, kaza tespit tutanağında müteveffanın kazada kusurlu olduğunun belirtildiğini, desteğin yolun bir gidiş bir dönüş olduğu noktada önünde giden kamyondan dolayı karşıdan gelen trafiği tam görmediği bir yerde önündeki aracı geçme ve sollama yasağı olduğu halde önündeki kamyonu sollamak suretiyle karşı yönden gelen trafiğin şeridine geçmesi ve o esnada karşı yönden gelen davalı ...'nın kullandığı araç ile çarpışması neticesi meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu,
davacının haricen hazırlattığı bilirkişi raporunun geçerliliği olmadığını, müvekkilinin kusurlu olduğu kanaatine varılsa dahi müşterek sorumluluk değil kusur oranında sorumlu olabileceklerini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.07.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacıların desteğinin vefat etmesi nedeni ile destek tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde desteğin kazada tam kusurlu olması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı vekilinin aldığı bilirkişi raporunda sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nın kusuru olmadığı, desteğin tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan kusur raporunda ise desteğin kazada tam kusurlu olduğunun beyan edildiği, davalıların kusurunun ispat edilememiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda, davalı sürücüler ..., ... ile kimliği belirlenemeyen kişinin yönetimindeki beyaz renkli otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının usul ve kanuna uygun olarak saptanmış olması, davalıların kazada kusurlarının olmaması nedeni ile davacılar ... ve ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçeninde, kusur raporlarının hatalı olduğu, kazaya beyaz renkli başka bir aracın sebep olduğu tanık beyanlarına değinilmediği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.07.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kaza tespit tutanağı, Savcılık tarafından alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporu ve dosyaya alınan 27.06.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen kusur raporunda müteveffanın kazada tam kusurlu olduğunun belirtilmesine, ....
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/993 Soruşturma sayılı dosyası ile kazada müteveffanın tam kusurlu olması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasına, karara karşı yapılan itiraz üzerine ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/4583 Değişik İş sayılı dosyasında itirazın reddine karar verilmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12728, K. 2025/8702, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama