KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12750 E., 2025/7305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1264 E., 2022/1270 K.
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'un yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın yaptığı çift taraflı kaza neticesinde %90 oranında malul kaldığı ve ömür boyu bakıma ihtiyacı olduğunu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 5.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki itirazları olduğunu, yapılan başvuru sonrası davacı tarafa poliçe limitine göre ödeme yaptıklarını tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, 25.02.2011 tarihli değişiklik gereği 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, hatır taşıması ve emniyet kemeri takılmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, temerrüte düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan rapor uyarınca, davacıda bulunan mevcut maluliyetin kazadan önceki bir sebebe bağlandığının belirtildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının kaza sonrası tedavi süresinin 6 ay olduğu ve bu süre zarfında %100 malul sayılacağı ve bu süre için bakıcı ihtiyacının olduğu ve hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, zarar ile olay arasındaki illiyet bağını kuran belgelerin ibraz edildiğini, ATK raporunun çelişki olduğunu ve bu rapora dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından davaya konu kaza ile davacı ...'un maluliyeti arasında herhangi bir illiyet bulunmadığı, davacıdaki mevcut maluliyetin kazadan önceki mental retardasyon rahatsızlığından mütevellit meydana geldiği, dolayısıyla travmaya bağlı zihinsel etkilenmenin olamayacağı yönünden rapor tanzim edildiği gerekçesi ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.02.2006 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı 01.02.2006 tarihli kaza neticesinde %90 oranında malul kaldığını beyan ederek bakıcı gideri talebinde bulunmuştur.
Dosyaya alınan 01.08.2018 tarihli Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun verdiği raporda "davacının gelişim çağında olduğu ve kafa travmasına maruz kaldığı, kişide saptanan mental retardasyonun mevcut belgelerle dava konusu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, doğuştan olup olmadığı yada doğuştan olan arızanın kaza ile ilerleyip ilerlemediği hususlarında yorum yapılamadığı dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyetinin belirlenemediği," yönünde verilen rapora davacının itirazı üzerine Adli Tıp Kurulu İkinci Üst Kurulundan alınan 22.11.2019 tarihli raporda, davacının "gelişim çağında olduğu ve kafa travmasına maruz kaldığı,
küçükte saptanan mental retardasyonun mevcut belgelerle klinik ve radyolojik bulgular birlkikte değerlendirildiğinde travmaya bağlı zihinsel etkilenme beklenmediği " rapor edilmiştir. Söz konusu raporlara dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan alınan 22.11.2019 tarihli rapor içeriği itibari ile çelişkiler içermektedir. Zira rapor içinde irdelenen tedavi evrakları arasında ...
Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan muayeneler ve aileden alınan hasta öyküsünde , davacının kazadan önce normal bir çocuk olduğu , araç içi trafik kazası neticesi 9 gün yoğun bakımda yattığı, beyin ameliyatı geçirdiği, kaza sonrası zeka ve davranış problemlerinin geliştiği belirtilmiş, söz konusu raporun sonuç kısmında ise davacının maruz kaldığı kafa travmasının mevcut belgeler ve radyolojik bulgular ile birlikte değerlendirilmesinde mental retardasyona yol açmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle rapordaki mevcut çelişkilerin giderilerek davacıdaki arazların münhasıran davaya konu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kaza sebepli değil ise arazın nasıl oluşabileceği hususunda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
2.Bozmanın kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12750, K. 2025/7305, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama