KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13348 E., 2024/10467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/762 D.İş, 2022/782 K.
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
01.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaya konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı tarafından 20.09.2021 tarihinde 32.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını ancak yapılan bu ödemenin davacının gerçek zararını karşılar nitelikte olmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
05.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 271.399,87 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 16.241,76 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı yönünden 2.324,70 TL olmak üzere toplam 289.966,33 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan adli tıp raporunun sürekli iş göremezlik kapsamındaki gerçek maluliyet oranını yansıtmadığını, 32.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin 29.09.2021 tarihinde davacıya ödendiğini, ödeme neticesinde davalı sigortacının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yapılan ödemenin ibraname mukabilinde olup davanın reddi gerektiğini, yapılan 32.000,00 TL ödeme neticesinde davalının tamamen ibra edildiğini yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri gibi dolaylı zararlardan sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davanın kabulü ile sürekli iş göremezlik için 271.399,48 TL, geçici iş göremezlik için 16.241,76 TL ve geçici bakıcı gideri için 2.324,70 TL olmak üzere toplam 289.966,33 TL tazminatın 29.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde.
32.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin 29.09.2021 tarihinde davacıya ödendiğini, ödeme neticesinde davalı sigortacının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yapılan ödemenin ibraname mukabilinde olup davanın reddi gerektiğini, yapılan 32.000,00 TL ödeme neticesinde davalının tamamen ibra edildiğini yapılan başvurunun kötü niyetli olduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini , kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini,
davacı tarafından dosyaya sunulan Adli Tıp raporunun sürekli iş göremezlik kapsamındaki gerçek maluliyet oranını yansıtmadığını, maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, dosyaya sunulan 26.05.2021 tarihli rapor kaza tarihi itibariyle 1 yıl dolmadan tanzim edildiğinden ilgili raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, maluliyet oranı %69'dan daha düşük olduğu durumlarda bakıcı giderine hükmedilemeyeceğini, davacıya yapılan ödemenin güncellenmesi ve hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesini talep ettiklerini,
tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmadan verilen hükmün hatalı olduğunu, AAÜT gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.06.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.06.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13348, K. 2024/10467, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama