İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/13405 K.2024/4291

Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine kararı verilmiştir.

Esas2022/13405Karar2024/4291Tarih7 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.497 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/13405 E., 2024/4291 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/616 E., 2021/1280 K.
Hüküm/karar
Red
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.497 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine kararı verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş; bu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından bozma kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacı şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı Migros Ticaret A.Ş.'nin deposunda 19.05.2013 tarihinde yangın söndürme tesisatındaki springlerin patlaması sonucu dahili su hasarı gerçekleştiğini, kiraya veren bina maliki davalı AS Beton A.Ş.'nin kiralananı kullanıma uygun bir şekilde teslim etmediğini, diğer davalının da imalatçısı olduğu yangın sisteminin ayıplı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 86.999,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 08.10.2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı AS Beton İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; söz konusu deponun kiracı sigortalıya tesliminden yaklaşık 12 yıl sonra kiracının zarar gördüğünü, tavandan akan suyun yangın söndürme sistemindeki springlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olmadığını, davacının haksız ve geçersiz davasının zamanaşımı ve esasa dair nedenlerle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı Viking S.A. Merkezi Lüksemburg İstanbul Merkez Şubesi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak davalı şirketin 24.03.2014 günü kurulduğunu, bu tarihten önce meydana gelen davaya konu hasar ile davalı arasında bir bağ kurulmasının mümkün olmadığını, haksız fiil koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.07.2017 tarih, 2015/522 esas, 2017/680 karar sayılı kararı ile; hasarın oluşumunda davalılara kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2018/904 Karar sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesince alınan 22.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda, dosyadaki bulgulara göre dava dışı Yetki Yapı Muh. ve San. Tic. Ltd.

Şti' nin, sigortalı Migros A.Ş.'nin mağaza ve depolarında oluşan arızalara teknik destek hizmeti sağladığının anlaşıldığı, bu firmanın arızanın meydana geldiği yangın sistemi için gerekli bakım onarım ve test faaliyetlerine ait belgeleri sunmadığı ve bu nedenle hasarın meydana gelmesinde birinci sorumlunun Yetki Yapı... olduğu, ikincil sebebin ise gerekli bakım onarım ve test faaliyetlerinin yaptırılması ve denetiminden sorumlu, kiracı ve sigortalı Migros A.Ş.'nin olduğu, yürürlükteki yangın yönetmeliği uyarınca Yetki Yapı ve Migros'un % 50' şer oranda kusurlu, sigorta mevzuatı açısından da olayın sigorta poliçesi kapsamında olduğu,

bina malikine sorumluluk yüklenebilmesi için zarar ile yapı eserindeki bozukluk ya da bakımındaki eksiklik arasında uygun bir illiyet bağı gerektiği, davaya konu olayda bu illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle her iki davalıya da kusur izafe etmenin mümkün olamayacağı tespitlerinin yer aldığı, itiraz üzerine, İlk Derece Mahkemesince makine mühendisinden alınan 24.03.2017 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre, hasar ile uygun illiyet bağının da kurulmadığının belirtildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun teknik olarak yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu,

sonuç olarak hasar ile davalıların eylemi arasında uygun illiyet bağı kurulamadığı, bu nedenle zararın meydana gelmesinde davalılara izafe edilecek bir kusurun varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 07.10.2020 tarih, 2018/4471 esas, 2020/5202 karar sayılı ilamı ile; "...1-Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ..., bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.

Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.

Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı HMK'nun "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;

a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları.... görürler" hükmüne yer verilmiştir.

(1086 sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti).Somut olayda; davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında 01.04.2000 tarihli kira sözleşmesi bulunduğu; davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu,

dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek.

HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyulduğu, görevsiz mahkemede bilirkişiler marifetiyle gerekli raporların ve tespitlerin yapıldığı, usul ekonomisi gereği yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmediği, oluşan duruma göre, yangın tesisatı, springlerin, zamanında gerekli bakım, kontrol ve testlerinin yapılmamasından dolayı hasarın meydana geldiği, springlerin zamanla fonksiyon kaybına neden olduğu, davalılara kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında çelişkiler olduğunu, davacıya kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, davalıların malik ve yangın sisteminin imalatçısı olarak sorumluluklarının bulunduğunu, davanın reddi kararını kabul etmemekle birlikte davalılar lehine ayrı ayrı nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, red sebebi aynı olan davalılar lehine tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası ile 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası, Yangın Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozma ilamına uyularak yapılan araştırmalar sonucunda davalılara kusur izafe edilmemesinin yerinde olmasına, alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli, açık ve anlaşılır olmasına, bozma ilamına uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi, aynı tarifenin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi mevcuttur.

Şu halde, mahkemece davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu ve davalılar yönünden red sebebinin ortak olduğu dikkate alınarak davalılar lehine tek ve ayrıca dava tümden reddedildiğine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılar lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13405, K. 2024/4291, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13405
Karar No
2024/4291
Tarih
7 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13428 K.2024/5856
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13431 K.2024/5255
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/13437 K.2024/7062
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/13437 K.2024/7050
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13441 K.2024/5659
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13442 K.2024/5658

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.