KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13505 E., 2024/10595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/639 E., 2022/639 K.
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.2017 tarihinde ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 77.449,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından daha önce Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/433 E. sayılı dosyası ile açılan bir tazminat davası bulunduğunu, derdestlik nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, zarar görenin müterafik kusurunun bulunması durumunda hesaplanan tazminattan hakkaniyete uygun bir indirim yapılması veyahut tazminatın tamamen kaldırılması gerektiğini, davalı ... şirketinin temerrüde düşmediğini bu nedenle faizden sorumlu olmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulüne, 77.449,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru dilekçesinde belirtilen kaza ile ilgili olarak davacı tarafından Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/433 E. sayılı dosyası ile sigortalı ... ve sigortalı araç sürücüsü ... aleyhine dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, iş bu davanın açılmasının usule aykırı olması sebebiyle derdestlik itirazının kabulü ile başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini,
bilirkişi tarafından hazırlanan raporda 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafından sigorta şirketine davadan önce usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı için müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 26.06.2017 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13505, K. 2024/10595, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama