KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13619 E., 2023/9564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1416 E., 2022/1095 K.
- Hüküm/karar
- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine / davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/1488 Esas, 2019/174 Karar
Karar Metni
1.102 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.12.2016 tarihinde davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki ve davalı ... şirketi tarafından sigortalanan aracın karşı yönden gelen araç ile çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, desteğin ölümü nedeni ile destekten yoksun kaldıklarını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 100,00 er TL olmak üzere 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışında kaldığını, her halükarda davacıların talebine konu destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin tazminat hesabının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi genel şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davacıların desteğinin kaza yapan aracın sürücüsü olması ve kazada kusurlu olması nedeni ile tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, huzurdaki davanın açılmasına davalı ... şirketinin neden olmadığını, somut olayda muaccel hale gelmiş bir alacak olmadığı için davalı ... şirketinin temerrüde düşmediğini, bu nedenle vekalet ücreti ve dava yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisinin meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu olduğu, davacıların desteğini kaybetmesine murisin kendi kusurlu hareketinin sebebiyet verdiği, davacıların kendi murislerinin kusuruna dayanarak yansıma yolu ile bu istemde bulunmalarının hukuken dinlenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğunu, işletenin;
eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölüm veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının konusunun, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğunu, buradaki amacın destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğunu, olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesi olduğunu,
araç sürücüsü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olmasının destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceğini ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesinde hiçbir hukuka aykırılık olmadığını,
aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan davacıların da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu,
Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı, poliçenin teminat başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda;
sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamasına göre,
davacıların davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme ... bulunmadığından davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın ve davacılar desteğinin sürücüsü olduğu karıştığı 08.12.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere;
özellikle davalı tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin 19.11.2016-19.11.2017 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 08.12.2016 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın C.11. maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre,
karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13619, K. 2023/9564, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama