KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13653 E., 2024/11186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/751 D.İş Hakem Kar. Saklama, 2022/751 K.
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.03.2021 tarihinde davalının ZMSS olduğu araç sürücüsünün yaya konumunda olan davacıya çarptığını ve yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 80.861,04 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın talebinin kabulüyle 80.861,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.11.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvurana verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, raporda tespit edilen maluliyet oranının fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda progresif ranta göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda yaralanan yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda yaya ...’ın KTK 138/b-3 maddesinde düzenlenen ''Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır'' maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığının belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporunda ise; yaya ...’ın yakın mesafede yaya üst geçidi bulunmasına rağmen geçidi kullanmaması,
kontrolsüzce karşıya geçmek için bulvar içerisinde gelen aracın hızını ve mesafesini hatalı tahmin etmesi kendi can güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde hareket etmesi nedeniyle KTK 68/b ve 138/b maddeleri uyarınca %25 kusurlu olduğunun, sürücünün ise yayaları yol kenarında gördüğü halde süratini durabileceği seviyeye düşürmemesi, etkin fren teşebbüsüyle aracın durdurulmaması veya yayalara korna çalarak varlığından haberdar etmemesi nedeniyle KTK 46/d 52/b kuralını ihlal ettiğinden %25 kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, varsa ceza dosyası da getirtilerek, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 22.03.2021 tarihinde meydana gelmiştir. Söz konusu tarihte Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 17.05.2022 tarihli Sakarya Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınmış ve davacının maluliyet oranı %10 olarak belirtilmiştir.
Her ne kadar dosya içerisinde 05.10.2021 tarihli Sakarya Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş başka bir maluliyet raporu bulunmakta ise de davacının maluliyetinin alt ekstremitede antaljik yürüyüş %8, omuz fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstemite engellilik %2 olarak belirlenmesi karşısında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ve eki cetvellerine göre, alt ekstremite sorunlarında engellilik durumunun belirlenmesi için 1 yıllık sürenin rapor tarihinde henüz dolmamış olduğu görülmekle bu raporun da hükme esas alınması mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13653, K. 2024/11186, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama