KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13711 E., 2024/11087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/750 Değişik İş - 2022/750 Karar
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıya ait aracın maddi hasara uğradığını ve araçta 164.006,76 TL tutarında maddi hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, 41.000,00 TL Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ilişkin poliçe limiti mahsup edildiğinde karşılanmayan 123.006,76 TL bakiye zararın İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini,
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 18.01.2021 tarih ve 2021/İHK-1724 sayılı başvuru dosyasında dava konusu aracın ruhsat ortaklarından sadece ... adına başvuru yapılmış olup bu defa ... adına dava açıldığından önceki kararın işbu başvuru dosyası yönünden kesin hüküm oluşturmayacağını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 123.006,76 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; araç maliki davacı ...'un malik olarak dava açabileceği, ancak dava konusu kazada davacının maliki olduğu aracın sürücüsü ....'un kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise bu kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından ibraz edilen ruhsatta ...'un ruhsat sahibi olduğu ve üç ortağı olduğunun yazılı olduğu, kaza tarihinden önce alınan ve üst tarafı kesik olan 22.02.2018 tarihli aracın özet bilgileri yazılı belgede de aracın sahip bilgilerinde ..., ... ve ... isimlerinin yazılı olduğu, davacı vekiline ara karar ile: “d)- Kaza tarihi olan 26.03.2020 tarihi itibariyle .... plakalı aracın kimin adına kayıtlı olduğuna ilişkin trafikten alınmış güncel belgeyi'' ibraz etmesi için mehil verilmiş ise de davacı vekili tarafından güncel bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği,
ara karar ile davacı vekiline ayrıca ''...daha önce Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenleyen şirkete başvurulmuş ise bu konuda belge ibraz edilmesinin'' istendiği, fakat bu hususta da dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediği, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre dava konusu kazaya karışan aracın dört maliki olduğu kabul edilse bile malikler arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu,
İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına (İMMS) başvurabilmesi için öncelikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenleyen sigortacıya başvurulması gerektiği, davacının bu konuda bir başvurusu olduğu kanıtlanmadığından ve bu husus dava ön şartı olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının (1) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''Davacı ... tarafından davalı sigorta kuruluşu Ak Sigorta A.Ş hakkında yapılan istemin usulden reddine'' cümlesinin yazılmasına ve hakem heyeti kararının düzeltilmiş bu hali ile aynen icrasına karar
verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tarafları ve hukuki menfaatleri farklı olan taraflar bakımından usul ekonomisi ilkesi uygulanmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, yargılamada esasa ilişkin detaylı bir inceleme yapılmadığını, tarafların kusur durumunun belirlenmesine ilişkin dosyada mevcut kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu nedenle öncelikle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMMS)'na başvurulabilmesi için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi limitinin dolması ya da zorunlu trafik sigortacısına başvurulması gerekmediğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyanın incelenmesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesinden sonra davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde, dava konusu kazaya karışan aracın ortakları tarafından İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/602 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, araç üzerinde el birliği mülkiyeti olduğu ve terekeye dahil olan iş bu araç için tek mirasçının talepte bulunamayacağı, bu nedenle dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine karar verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 14. fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/602 esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasına başvurabilmesi için öncelikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenleyen sigortacıya başvurulması gerektiği, davacının bu konuda bir başvurusu olduğunun kanıtlanmadığı ve bu hususun dava ön şartı olduğu şeklindeki yanılgılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13711, K. 2024/11087, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama