KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13757 E., 2023/11191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/218 E., 2018/409 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.403 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının işleteni ve dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu aracın yaptığı kazada yolculardan ...'ın davacı ve diğer sorumlulara karşı açtığı maddi-manevi tazminat davasında aracının sürücüsüne %25 kusur verildiğini, kararın kesinleştiğini, mahkeme kararı ile hükmedilen tazminatın tahsili için ...'ın Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/26734 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, toplam bedelin 13.651,00 TL'sinin 04.02.2009 tarihinde davalı ... tarafından icra dosyasına yatırıldığını, sigorta tarafından eksik ödeme yapılınca borcun 3.050,00 TL'sinin 17.01.2012 tarihinde icra dosyasına,
61.500,00 TL'sinin 20.01.2012 tarihinde ...'ın vekiline haricen ödendiğini, davacının fazladan ödediği bedelin sigortacısından tahsili için Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3619 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıya ait aracın kusur oranının %25 olduğunu, davalı tarafından kusur oranına isabet eden kısmın ödendiğini ve davalının sorumluluktan kurtulduğunu, davacının kusurunun üzerinde yaptığı ödeme için diğer araç işleten ve sürücüsünden ödediği bedeli tahsil edebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2014 tarihli ve 2014/15310 Esas, 2017/68 Karar sayılı kararıyla; davalının Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/3619 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 46.272,19 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve değişiklikleri ve icra takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.01.2017 tarih ve 2014/15310 esas ve 2017/68 karar sayılı ilamı ile; ''Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı ..., davacı ...’a ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Davacı Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/110 Esas sayılı dosyası ile dava dışı diğer araç işleten ve sürücüsü aleyhine açılan maluliyet tazminatı ve tedavi giderlerine ilişkin dava sonucu %25 kusurlu olarak belirlenmesine rağmen müşterek ve müteselsilen sorumluluk esasına göre haricen ibraname ve icra dosyasına ödediği bedeli kendi sigortacından talep etmektedir.
2918 sayılı KTK.’nun 91/1. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu araç işletenlerinin aynı yasanın 85/1.maddesinde belirtilen sorumluluklarını karşılamak üzere yaptırıldığı açıklanmıştır.
Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu esasına dayandığından, zorunlu trafik sigortacısı üçüncü kişiye karşı kendi sigortalısının kusuru oranında sorumludur, karşı aracın kusurundan sorumlu olmadığı gibi ancak kendi sigortalısının kusuru oranında rücu edilebilir.
Dava konusu somut olayda, Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/110 Esas sayılı dosyasında alınan rapora göre davalının sigortacısı ve davacının işleteni olduğu araç sürücüsü kazada %25 oranında kusurlu bulunarak hüküm verilmiştir.
Zira bahsi geçen davada davalı ... aleyhine verilmiş bir karar olmadığı gibi yalnızca ihbar edildiği, bu nedenle ihbar tarihinden (20.05.2005) ödeme tarihine (04.02.2009) kadar işlemiş faizden sorumluluğu bulunmakla kendisine yapılan başvuru üzerine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/26734 esas sayılı takip dosyasına toplam bedelin 13.651,00.-TL'sinin 04.02.2009 tarihinde yatırdığı anlaşılmaktadır.
Davalı ... şirketinin taraf olmadığı davada işletenin diğer araç işleteni birlikte müteselsil olarak zararın tamamından sorumlu tutulması ve bunu ödemesi, yasal mevzuat gereği ödediği miktarın tamamını kendi sigortasına rücu imkanı vermez. Davacı kendi sigortasına ancak kusuru oranında rücu edebilir. Davacının kendi kusuru dışında kalan kısımı diğer araç işleten ve onun sigortacısına rücu edebileceği gözetilmeden davalı ... şirketinin asıl alacağın tamamından sorumlu olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmayı bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca sigorta poliçesinde belirtilen motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Somut olayda, davacı dışı zarar gören ... için yapılan tedavi giderlerinin tümü faturalı (belgeli) ise bu durumda 6111 sayılı yasaya göre tedavi giderlerinin tümünden dava dışı SGK sorumlu olduğundan, bu giderlerin belgeli olup olmadığı, bu bağlamda davalı ... şirketinin bu giderlerden de sorumlu olmayacağı, davacın buna ilişkin ödemesi de varsa bunu rücu edemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında zarar gören 3 üncü kişi tarafından kendisi ile birlikte diğer sorumlulara karşı Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/110 Esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasında hüküm altına alınan tutarı yapılan icra takibinde ödemiş olup, ödediği bedelin maddi tazminata denk gelen kısmın rücuen tahsili için davalıya karşı eldeki takibi başlattığı, davalı ... şirketinin de söz konusu icra takip dosyasına 13.651,00 TL ödeme yaptığı,
maddi tazminat davasında toplam maddi zarar olarak 30.303,14 TL işgöremezlik tazminatı, 2.886,78 TL tedavi giderine hükmedilmiş, davacının işleteni olduğu aracın sürücüsünün %25 oranında kusurlu olması sebebiyle kusuruna denk gelen işgöremezlik tazminatı tutarının 7.575,76 TL olduğu, tedavi giderinin ise 721,57 TL olduğunun belirlendiği, 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada; aktüer uzmanı bilirkişinin 13.11.2007 havale tarihli raporunda;
tedavi giderlerinin belgeye dayandığı ve bu nedenle 2918 sayılı yasanın değişik 98. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı ve dolayısıyla bu tutar için kendisine rücu edilemeyeceği, davacının tedavi giderlerinden ötürü davalı ... şirketine rücu edemeyeceği, ödediği işgöremezlik tazminatının ise işleteni olduğu araç sürücüsünün kusuruna denk gelen 7.575,76 TL tutarı rücu edebileceği , bu miktarın yanında rücu edilebilecek işlemiş faiz, yargılama gideri,
vekalet ücreti ve diğer masraflarla ilgili mahkememizce alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporundaki somut veriler dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının işleteni olduğu araç sürücüsünün kusuruna denk gelen işgöremezlik tazminatı faizinin 4.688,67 TL, toplam vekalet ücretinin 1.438,33 TL, vekalet ücreti faizinin 64,19 TL, ihtiyati haciz masrafının 44,80 TL olmak üzere işgöremezlik tazminatı ile birlikte rücu edilecek toplam tutarın 13.811,75 TL olduğu,
davalı ... şirketinin icra dosyasına ödediği 13.651,00 TL'lik miktar dikkate alındığında davalı ... şirketinin bakiye kalan 160,75 TL tutardan sorumluğunun devam ettiği, davacının takipten evvel davalı ... şirketini usulüne uygun temerrüde düşülmemesi sebebiyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2012/3619 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile,
takibin 160,75 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve değişiklikleri ve icra takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda itirazın iptali takibin devamına, davacı tarafın inkar tazminatı talebinin alacak likit sayılmadığından, hesaplamayı gerektirdiğinden reddine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafın müşterek müteselsil sorumluluk gereği zarardan kusur oranına göre değil tamamından sorumlu olması gerektiğini, davalının trafik sigortası yaparak bu riskleri üzerine aldığını, davalının işleten adına ödeme yaptıktan sonra diğer sorumlulara rücu edebileceğini, davalının en geç temerrüdünün, Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2008/26734sayılı dosyasına ödeme yaptığı tarihte başladığını, her ne kadar faizin işletilmeye başladığı tarih, işbu davaya konu icra takibinin başladığı tarih olarak belirtilmişse de, gerçekte davalının temerrüt tarihinin dikkate alınması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu yaralanan dava dışı üçüncü kişiye davacı sigortalının yaptığı ödemenin sigortacısından tahsili amacıyla başlattığı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 inci ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 nci maddesi, 2918 sayılı KTK.’nun 91 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13757, K. 2023/11191, 23 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama