KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14239 E., 2024/11599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/848 D.İş - 2022/845 Karar
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın motosiklet sürücüsü konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan 27.06.2021 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet rapounun iyileşme süresi beklenilmeden düzenlendiği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olduğunu belirtmiştir.
3. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın motosiklet sürücüsü konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucunda sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından (kazadan yaklaşık 5 ay sonra) düzenlenen ... tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 9 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği görülmüştür.
İtiraz Hakem Heyetince davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyaya sunulan maluliyet rapounun iyileşme süresi beklenilmeden düzenlendiği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Sigortacılık Kanuunu 30 maddesi uyarınca yapılan yargılamanın temel amacı, uzman hakemler aracılığıyla hızlı ve kısa sürede sonuç almaktadır. Bu sürecin etkinliği için tüm delillerin ve başvuru evraklarının eksiksiz sunulması zorunludur. Aksi takdirde belgelerdeki eksiklikler nedeniyle usulden red kararı verilir.
Usulden red kararı yargılamanın uzamasını engellemek adına asılında faydalıdır.
Şöyle ki;
Eksik evrakla ilerleyen bir yargılama, daha sonra bu eksikliklerin tamamlanması için ek süreler gerektirebilir ve bu da sürecin gereksiz yere uzamasına neden olur. Usulden red, tarafların ve yargı sisteminin zamanının ve kaynaklarını daha en başından korur.
Başvurunun tam ve eksiksiz olması uyuşmazlığın doğru bir şekilde incelenmesini sağlar. Eksik belgelerle yapılan bir başvuru, yargılama sürecinde belirsizliklere yol acabilir. Usulden red, başvurunun düzenli ve anlaşılır olmasını teşvik eder.
Usulden red, davanın esastan reddi anlamına gelmez. Taraflara, eksikliklerini tamamlayarak yeniden başvuru yapma veya dava açma imkanı tanır. Bu sayede, kişiler haklarını arama fırsatını kaybetmezler, sadece süreci doğru işletmeleri gerektiği konularında bir uyarı alırlar.
Özetle usulden red kararı yargılamanın daha etkin ve verimli ilerlemesi için bir ön filtre görevi görür. Bu, hem yargı sisteminin yükünü azaltır hem de tarafların daha hazırlıklı bir şekilde sürece dahil olmalarını sağlar. Bu nedenlerle, somut olayda alınan maluliyet raporunun iyileşme süreci beklemeden düzenlendiği belirtilerek geçirsiz ve yetersizliği nedeniyle verilen usulden red kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14239, K. 2024/11599, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama