KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14296 E., 2025/12075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/446 E.-2022/71528 K.
- Mahkemesi
- Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/115 E., 2019/551 K.
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
Somut olayda davalı ...' ya Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararının ve davacının temyiz dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre tebliğinde "Daire 1'in muhatabın dışarı gittiğini bildirdiği," ancak Daire 1'deki kişinin adının ve imzasının alınmadığı, imza atmaktan imtina edip etmediğinin de tebligat parçasında belirtilmediği, anılan Kanunun 21/1 inci maddesine göre yukarıda izah edilen şekilde yapılan tebligatlarda, muhatabın adresten ayrıldığının bildirilmesi halinde bildirimi yapan komşunun kim olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi ve imzasının alınması, imzadan imtina halinde bunun belirtilmesi gerektiği, aksine bir durumda yapılan tebligatların geçerli olmayacağı, buna göre davalı ...'ya yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı ...'ya yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve yasal temyiz süresinin beklenmesi suretiyle belirtilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14296, K. 2025/12075, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama